• HABERLER
  • İNTERAKTİF
  • HESAP
  • FİNANSİF
  • GAZİANTEP
  • EKOLOJİ
Mustafa Kemal Atatürk, “Ağaç kesilmeyecek, köşk kaydırılacak.”

Mustafa Kemal Atatürk, “Ağaç kesilmeyecek, köşk kaydırılacak.”

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda Türkiye’nin kuruluş dönemi yalnızca siyasal değil, ekonomik ve çevresel anlamda da büyük bir dönüşüm sürecini başlatmıştı. Cumhuriyet öncesi dönemde Osmanlı Devleti’nin son yıllarında, Anadolu’da çevre ve tarımsal yapı büyük ölçüde geleneksel yöntemlere dayanıyordu.

ABONE OL
29/10/2025 09:36
Mustafa Kemal Atatürk, “Ağaç kesilmeyecek, köşk kaydırılacak.”
Gizem Sezer Aktaş
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Mustafa Kemal Atatürk, “Ağaç kesilmeyecek, köşk kaydırılacak.”

Cumhuriyet Öncesi Tarımsal Durum

  1. yüzyılın sonlarında Osmanlı tarımı, nüfusun yaklaşık yüzde 80’inin geçim kaynağıydı. Ancak üretim, çoğunlukla küçük aile işletmeleri tarafından, ilkel aletlerle ve yağışa bağlı olarak yürütülüyordu. Sulama sistemleri çok sınırlıydı. Modern tarım araçlarının kullanımı neredeyse yoktu.

Tarım ürünlerinin büyük bölümü iç tüketime yönelikti; dış ticarette ise tahıl, tütün ve pamuk gibi ürünler öne çıkıyordu. 1880’lerden itibaren bazı bölgelerde demiryolu ağının genişlemesiyle ihracat artmış olsa da, tarımsal verimlilik düşük, toprak mülkiyeti adaletsiz ve köylü nüfusu borçlu durumdaydı.

Ekolojik olarak ise ormanların bilinçsiz kesimi, bataklıkların yaygınlığı ve erozyon gibi sorunlar görülmekteydi. Osmanlı’da orman yönetimi ilk kez 1870’te kurulan “Orman Nizamnamesi” ile düzenlenmeye çalışılmış, ancak uygulama sınırlı kalmıştı.

Cumhuriyet’in Kuruluşuyla Başlayan Dönüşüm

1923 sonrasında yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti, tarımı “ekonominin temeli” olarak ilan etti. 1925’te Ziraat Bankası aracılığıyla çiftçiye kredi kolaylıkları sağlandı, 1929’da Ziraat Enstitüleri kuruldu. 1937’de yürürlüğe giren Orman Kanunu, orman varlıklarının korunması için ilk kapsamlı yasal düzenleme oldu.

Bu dönemde Yalova, hem doğası hem de tarımsal araştırma çalışmaları açısından dikkat çeken bir bölgeydi. Atatürk, Yalova’yı “dinlenme yeri” olarak seçmiş, burada tarım ve botanikle yakından ilgilenmiştir.

Yalova’daki “Yürüyen Köşk” Olayı

1929 yılında Atatürk’ün Yalova’da yaptırdığı köşkün yanında bulunan büyük bir çınar ağacının dalları yapıya değmeye başlamıştı. Bahçıvanlar ağacın kesilmesini önerince Atatürk buna karşı çıktı ve şu yönde talimat verdi:

“Ağaç kesilmeyecek, köşk kaydırılacak.”

Bunun üzerine İstanbul’dan gelen mühendisler, köşkün altına ray sistemi döşeyerek yapıyı 4,80 metre doğuya doğru kaydırdılar. Böylece köşk de, çınar da korundu. Bu olay daha sonra “Yürüyen Köşk” adıyla anılmaya başladı.

Atatürk’ün bu kararı, Cumhuriyet’in erken döneminde doğa ve çevreye duyarlılığın sembollerinden biri olarak tarihe geçti. Günümüzde Yalova’daki Yürüyen Köşk, müze olarak korunmakta ve Atatürk’ün doğaya verdiği önemin somut bir örneği olarak ziyaretçilere açık tutulmaktadır.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

Would you like to receive notifications on latest updates? No Yes