• HABERLER
  • İNTERAKTİF
  • HESAP
  • FİNANSİF
  • GAZİANTEP
  • EKOLOJİ
Kevser Akıl

Kevser Akıl

04 Haziran 2026 Perşembe

Şehitkamil’de yeşil alan artışı devam ediyor… Hangi mahalleye yeni park yapılıyor? İşte detaylar…

Şehitkamil’de yeşil alan artışı devam ediyor… Hangi mahalleye yeni park yapılıyor? İşte detaylar…
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Şehitkamil’de yeşil alan artışı devam ediyor… Hangi mahalleye yeni park yapılıyor? İşte detaylar…

Şehitkamil Belediyesi, ilçenin dört bir yanında sürdürdüğü yeşil alan ve sosyal yaşam projelerine bir yenisini daha ekliyor. Vatandaşların nefes alabileceği, aileleriyle birlikte güvenli ve konforlu vakit geçirebileceği yeni park için Burak Mahallesi’nde çalışmalar başladı. Toplam 30 bin metrekarelik alanda inşa edilen park, tamamlandığında bölgenin önemli sosyal yaşam merkezlerinden biri olacak. Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, ilçede kişi başına düşen yeşil alan miktarını artırmak ve vatandaşların yaşam kalitesini yükseltmek amacıyla çalışmalarını aralıksız sürdürdüklerini belirterek, Burak Mahallesi’nde yapımı devam eden parkın her yaştan vatandaşın ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde planlandığını ifade etti.

HER YAŞA HİTAP EDECEKProje kapsamında park içerisinde yürüyüş yolları, çocuk oyun alanları, açık hava fitness bölümleri, dinlenme alanları ve mangal yapılabilecek özel bölümler yer alacak. Hem çocukların güvenle oynayabileceği hem de ailelerin keyifli vakit geçirebileceği şekilde tasarlanan park, mahalle sakinlerine yeni bir sosyal buluşma noktası sunacak. Ağaçlandırma ve peyzaj çalışmalarıyla bölgeye estetik bir görünüm kazandırılırken, vatandaşların doğayla iç içe vakit geçirebileceği geniş alanlar oluşturulacak.

EKİPLER YOĞUN MESAİ HARCIYORŞehitkamil Belediyesi ekipleri, parkın kısa sürede tamamlanarak vatandaşların hizmetine sunulması için çalışmalarını yoğun şekilde sürdürüyor. Altyapı, çevre düzenlemesi ve peyzaj çalışmalarının eş zamanlı yürütüldüğü projede, her detay titizlikle planlanıyor. Mahalle sakinleri tarafından da memnuniyetle karşılanan proje, Burak Mahallesi’nin sosyal yaşamına önemli katkılar sağlayacak. Özellikle çocuklar, gençler ve aileler için yeni bir yaşam alanı oluşturacak parkın, bölgedeki sosyal etkileşimi artırması ve mahalle kültürünü güçlendirmesi hedefleniyor.

YEŞİL ALAN SAYIMIZI ARTIRIYORUZŞehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, vatandaşların daha yaşanabilir bir çevrede hayatlarını sürdürmeleri için çalıştıklarını belirterek, “Şehitkamil’in her mahallesine dokunan projeler üretmeye devam ediyoruz.

Burak Mahallemizde yapımına başladığımız 30 bin metrekarelik parkımız; yürüyüş yolları, fitness alanları, çocuk oyun grupları ve sosyal donatılarıyla mahallemize değer katacak. Amacımız vatandaşlarımızın aileleriyle birlikte güvenli, huzurlu ve konforlu alanlarda vakit geçirmelerini sağlamak. İlçemizde yeşil alan miktarını her geçen gün artırıyor, çocuklarımız ve geleceğimiz için daha yeşil bir Şehitkamil inşa ediyoruz. Ekiplerimiz sahada yoğun bir şekilde çalışıyor. İnşallah parkımızı en kısa sürede tamamlayarak vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız” dedi. Burak Mahallesi’nde yükselen yeni park tamamlandığında, bölgenin en önemli yaşam ve dinlenme alanlarından biri olarak hizmet verecek. (Bülten)

Devamını Oku

Sürdürülebilir Fındık Zirvesi’nde iyi tarım ve iyi sosyal uygulama örnekleri paylaşıldı

Sürdürülebilir Fındık Zirvesi’nde iyi tarım ve iyi sosyal uygulama örnekleri paylaşıldı
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Sürdürülebilir Fındık Zirvesi’nde iyi tarım ve iyi sosyal uygulama örnekleri paylaşıldı

Sürdürülebilirlik Akademisi ve Ferrero Fındık tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen Sürdürülebilir Fındık Zirvesi’nde kamu, özel sektör, sivil toplum ve akademiden temsilciler bir araya geldi.Zirvede uzmanlar, Türkiye’deki fındık üretiminde sürdürülebilir bir gelecek için iyi tarım ve iyi sosyal uygulama örneklerini değerlendirdi.Sürdürülebilirlik Akademisi ve Ferrero Fındık tarafından 2 Haziran’da düzenlenen Sürdürülebilir Fındık Zirvesi, fındık değer zincirindeki sektör paydaşlarının katılımıyla gerçekleşti.

Ferrero Fındık Genel Müdürü Bamsı Akın

Sürdürülebilirlik Akademisi ve Ferrero Fındık’ın ilk kez düzenlediği zirvede, kamu, özel sektör, sivil toplum ve akademiden temsilciler bir araya gelerek, Türkiye’deki fındık üretiminde sürdürülebilir bir gelecek için iyi tarım ve iyi sosyal uygulama örneklerini değerlendirdi.Zirvenin açılış konuşmasını gerçekleştiren Ferrero Fındık Genel Müdürü Bamsı Akın, 2015 yılından bu yana faaliyet gösteren Ferrero Fındık’ın “Herkes için değer yaratma’’ misyonuyla, değer zinciri faaliyetleri ve yatırımlarıyla, Türkiye’de önemli ekonomik ve sosyal etki yaratmaya odaklandığını ifade etti. Akın, konuşmasında şunları söyledi:“Sahada fındık üreticileriyle omuz omuza çalışıyoruz”“Ferrero Grubu, ürünlerinde kullandığı tüm hammaddelerin sosyal ve çevresel kalitesine önem vererek, tüm değer zinciri boyunca mükemmelliği hedefliyor.

Ferrero’nun ürünlerinin kalbinde yer alan fındığın sürdürülebilirliği bizim için oldukça önemli. Fındık, Türkiye için çok kıymetli bir ürün ve ülkemiz dünyadaki en büyük fındık üreticisi konumunda. Fındık değer zincirinin sürdürülebilirliğini desteklemeyi amaçlayan, insana, ekime ve hasada odaklanan Ferrero Değerli Tarım (FFV) programını 2012’den bu yana yürütüyoruz. Sivil toplum kuruluşları ve yerel topluluklarla iş birlikleri kurarak yürüttüğümüz programda, tüm Karadeniz’e yayılan ekibimizle sahada fındık üreticileriyle omuz omuza çalışarak ilerliyoruz. Sürdürülebilir Fındık Zirvesi’ni, fındık ekosisteminin tüm paydaşlarını bir araya getirerek, iyi uygulamaları paylaşmak, iş birliğini güçlendirmek ve birlikte daha sürdürülebilir bir değer zinciri oluşturma hedefiyle gerçekleştirdik. Ferrero Fındık olarak, iş birliklerimizi güçlendirerek sektöre katkı sağlamaya devam edeceğiz.”“Fındığın geleceği tüm paydaşların ortak sorumluluğu”Zirvede açılış konuşması yapan Türkiye Sürdürülebilirlik Akademisi Yönetim Kurulu Başkanı Murat Sungur Bursa, “Fındığın sürdürülebilir geleceği, üreticiden tedarik zincirine, kamu kurumlarından özel sektöre, sivil toplumdan akademiye kadar tüm paydaşların ortak sorumluluk almasıyla mümkün. İklim krizi, kaynakların verimli kullanımı, kırsal kalkınma, insan hakları ve izlenebilirlik gibi başlıklar tarımsal üretimin geleceğini doğrudan şekillendiriyor. Bu nedenle fındık değer zincirinde sürdürülebilirliği konuşmak, yalnızca bugünün üretimini değil, gelecek nesillerin refahını, toprağın bereketini ve Türkiye’nin küresel rekabet gücünü de konuşmak anlamına geliyor. Sürdürülebilir Fındık Zirvesi’nin iyi uygulamaların paylaşılmasına, ortak aklın güçlenmesine ve fındık ekosisteminde kalıcı etki yaratacak iş birliklerinin gelişmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz” dedi.“Türkiye’de fındık üretiminde verimliliğin iyileştirilmesi gerekiyor”İyi Tarım Uygulamalarının paylaşıldığı zirvenin ilk oturumunda, Tarım ve Orman Bakanlığı Bitki Sağlığı ve Karantina Daire Başkanı Yalçın Ocak fındık tarımında zararlı yönetimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Bitki Sağlığı Bölüm Başkanı Dr. Ebru Gümüş ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Celal Tuncer ise fındık tarımında zararlı yönetiminde çevre dostu uygulamalarının önemine değindi.Prof. Dr. Celal Tuncer konuşmasında, “Dünya fındık üretiminde artmakta olan uluslararası rekabet konusundaki son gelişmeler, Türkiye fındık üretiminin sürdürülebilirliği bakımından mevcut verimlilik sorununu daha dikkat çekici bir hale getiriyor. Diğer birçok etkene ilave olarak, fındık zararlı ve hastalıkları verimi ve kaliteyi yüzde 50’ye varan oranda etkileyebiliyor. Ülkemiz için yeni bir istilacı böcek türü olan ve özellikle son yıllarda fındığa ciddi oranda zarar veren kahverengi kokarca öne çıkıyor. Fındık zararlı ve hastalıklarıyla mücadelenin sürdürülebilirliğe ve verimliliğe odaklanan bir anlayışla, iyileştirme yapılarak yönetilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.“İnsana yakışır iş ve sürdürülebilirlik birlikte ilerlemeli”İyi Sosyal Uygulamaların ele alındığı ve moderatörlüğünü gazeteci Vahap Munyar’ın yaptığı ikinci oturuma, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Türkiye Ofisi Direktörü Yasser Ahmed Hassan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürü Yardımcısı Suat Dede ve Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) Genel Müdürü Sait Tosyalı katıldı.ILO Türkiye Ofisi Direktörü Yasser Ahmed Hassan, sürdürülebilir fındık üretiminde güvenli ve sağlıklı çalışma koşullarının önemini vurgulayarak, şunları söyledi: “ILO olarak, tarımsal değer zincirlerinde, verimliliği ve inovasyonu artıran, daha iyi işler yaratan, çalışanları ve ailelerini koruyan, çocuk işçiliğini önleyen, kayıt dışılıkla mücadele eden, güvenli ve sağlıklı çalışma koşullarını sağlayan ve sosyal korumaya erişimi genişleten yatırım ve girişimciliği teşvik ediyoruz. Türkiye’de ve küresel düzeyde yürüttüğümüz çalışmalarla, özellikle gençler için sosyal adaletin, sorumlu iş yapma anlayışının, beceri gelişiminin ve insana yakışır istihdam fırsatlarının geliştirilmesinde paydaşlarımızı destekliyoruz. Türkiye’de fındık sektörü çok paydaşlı iş birliği yoluyla rekabet gücünün, sürdürülebilirliğin ve insana yakışır işin birlikte ilerleyebileceğini gösteren güçlü bir potansiyele sahip.”“Sürdürülebilirlik çocukların eğitimine erişimi de kapsıyor”TEGV Genel Müdürü Sait Tosyalı konuşmasında, fındık üretiminde mevsimlik tarım işçisi ailelerin çocuklarının eğitimini desteklemenin önemine değinerek, “Ferrero ile yıllara dayanan güçlü iş birliğimiz ve beş yıldır devam eden ‘Dört Mevsim Eğitim’ projesiyle, mevsimlik tarım işçisi ailelerin çocuklarını güvenli ve donanımlı öğrenme ortamlarıyla buluşturuyoruz. 2021’den bu yana 243 çocuğumuzun bilimden sanata, spordan sosyal-duygusal becerilere kadar çok yönlü gelişimlerine, hayal kurma ve birlikte üretme heyecanlarına ortak olduk. Sürdürülebilirliğin yalnızca üretim süreçleriyle değil, çocukların eğitime erişimini destekleyen insan odaklı bir yaklaşımla ele alınması gerektiğine inanıyoruz. Bu proje, özel sektör ve sivil toplum dayanışmasının, çocukların hayatında nasıl derin ve kalıcı bir iz bırakabileceğinin en ilham verici örneklerinden. Ferrero’nun destekleriyle ‘Eğitim engel tanımasın, çocuklarımızın hayalleri hep aydınlansın’ diyerek, çocuklarımız neredeyse biz de orada olmaya devam edeceğiz” dedi.Fındık üreticileri deneyimlerini paylaştıZirvede FFV programına gönüllülük esasıyla katılan ve uzun yıllardır program kapsamında eğitim, danışmanlık ve bilgi desteği alan fındık üreticileri de deneyimlerini paylaştı. Sakarya’dan fındık üreticisi Kadir Tike, “Bahçemizde yıllardır emek veriyoruz ama eğitimlerle birlikte bazı uygulamalara daha farklı bakmaya başladık. Özellikle zararlılarla mücadele ve bakım süreçlerinde öğrendiğimiz yöntemlerin verime olumlu katkısını gördük” dedi. Fındık üreticisi Aysel Kahveci ise “Ziraat Mühendisi uzmanlardan aldığımız eğitimler ve sürekli danışmanlık sayesinde öğrendiğimiz doğru budama ve gübreleme yöntemlerini uygulayınca bahçemizin verimi belirgin şekilde arttı” diye konuştu. (Bülten)

Devamını Oku

Şahinbey’de asfalt seferberliği! Daha fazla beton, daha sıcak kent mi?

Şahinbey’de asfalt seferberliği! Daha fazla beton, daha sıcak kent mi?
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Şahinbey’de asfalt seferberliği! Daha fazla beton, daha sıcak kent mi?

Her yıl ilçe genelinde yaptığı asfalt çalışmalarını arttırarak sürdüren Şahinbey Belediyesi, havaların ısınmasıyla birlikte asfalt çalışmalarına hız verdi.

Şahinbey ilçesinin farklı bölgelerinde eskiyen ve bozulan yolları tamamen yenileyen Şahinbey Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri ilçenin çeşitli yerlerinde asfaltlama ve yama çalışmaları gerçekleştirdi. VATANDAŞIN MEMNUNİYETİ BİZİM İÇİN ÖNEMLİ Asfalt çalışmalarının aralıksız sürdüğünü ifade eden Başkan Mehmet Tahmazoğlu “Şahinbey Belediyesi olarak asfaltlama çalışmalarımıza aralıksız bir şekilde devam ediyoruz. Asfalt sezonunu açtıktan sonra mahallelerimizde yıpranmış olan kilit taşı ve asfalt olan yerleri yeniden yapıyoruz.

Mahallelerimizde de yıpranan kilit taşlarını söküp asfalt, yıpranan asfaltları ise trimerle kazıyarak yerine yeni asfalt döküyoruz. İlçemizin ve hemşerilerimizin ihtiyaçlarına çözüm üretiyor olmak ve memnuniyetlerini görmek bizim için en büyük mutluluk. Asfalt çalışmalarımız, plan ve program dahilinde diğer mahallelerimizde de devam edecek” dedi. (Haber Merkezi)

Devamını Oku

Her bel ağrısı fıtık değildir

Her bel ağrısı fıtık değildir
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Her bel ağrısı fıtık değildir

Bel ağrısı toplumda çoğu zaman bel fıtığıyla eş anlamlı görülse de uzmanlara göre her ağrının altında yapısal bir sorun yatmıyor.

İstanbul Rumeli Üniversitesi Gerontoloji Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Nursel Öziri

Bel ağrılarının büyük bölümünün yaşam tarzı, kas dengesi ve günlük alışkanlıklarla ilişkili olduğunu vurgulayarak, gereksiz hareketsizlik ve yanlış egzersizlerin iyileşme sürecini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti.Bel ağrısı toplumda yaygın, ancak yanlış biliniyorGünümüzde her yaş grubunda sık görülen bel ağrısı, yaşam kalitesini doğrudan etkileyen önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Araştırmalar, bireylerin yaşamları boyunca bel ağrısı yaşama oranının yüzde 70’in üzerinde olduğunu ortaya koyuyor. Buna rağmen toplumda bel ağrısı çoğu zaman doğrudan bel fıtığıyla ilişkilendiriliyor. Oysa bilimsel veriler, bel ağrılarının büyük bölümünün “spesifik olmayan bel ağrısı” olarak tanımlandığını ve tek bir yapısal nedene bağlanamadığını gösteriyor.Dr. Öğr. Üyesi Nursel Öziri, kas-iskelet sistemi sorunları, hareketsiz yaşam, stres, uyku düzeni ve fiziksel kondisyon gibi birçok faktörün bel ağrısının oluşumunda birlikte rol oynadığını belirtiyor. Bel fıtığının ise genellikle bacağa yayılan ağrı, uyuşma, karıncalanma ve kas gücünde azalma gibi sinir kökü bulgularıyla kendini gösterdiğini ifade ediyor.MR sonucu her zaman ağrının nedeni değildirGörüntüleme yöntemlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte bel ağrısı yaşayan birçok kişiye MR çekildiğini belirten Öziri, MR raporlarında görülen her fıtık bulgusunun ağrının kaynağı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguluyor. Yapılan çalışmaların, hiçbir şikâyeti olmayan kişilerde bile disk taşması ve dejeneratif değişikliklerin görülebildiğini ortaya koyduğunu belirten Öziri, tanının yalnızca görüntüleme ile değil klinik değerlendirme ile konulması gerektiğini ifade ediyor.Hareketten kaçınmak iyileşmeyi geciktiriyorToplumda yaygın olan “ağrı varsa hareket edilmemeli” düşüncesinin yanlış olduğuna dikkat çeken Öziri, kontrollü ve doğru planlanmış hareketin iyileşme sürecini desteklediğini söylüyor. Karın, bel ve kalça çevresini kapsayan core kaslarının güçlendirilmesinin omurga stabilitesini artırdığını belirten Öziri, fizyoterapist eşliğinde uygulanan klinik pilates temelli egzersizlerin bel ağrısının azaltılmasında etkili olduğunu ifade ediyor. Günlük yaşamda doğru postür alışkanlıklarının kazanılması da bel sağlığının korunmasında kritik rol oynuyor. Uzun süre oturmak, telefona eğilerek bakmak ve ergonomik olmayan çalışma koşulları omurga üzerindeki yükü artırıyor.Bel kıtlatma geçici rahatlama sağlayabilirSosyal medyada sıkça karşılaşılan manuel manipülasyon uygulamalarının bazı kişilerde kısa süreli rahatlama sağlayabileceğini belirten Öziri, bu yöntemlerin tek başına kalıcı çözüm olmadığını ve mutlaka uzman fizyoterapistler tarafından uygulanması gerektiğini vurguluyor. Kalıcı iyileşmenin egzersiz ve rehabilitasyon programlarıyla mümkün olduğunu ifade ediyor.Her egzersiz herkese uygun değilHer bireyin kas yapısı, hareket kapasitesi ve yaşam koşullarının farklı olduğuna dikkat çeken Öziri, standart egzersiz programlarının herkeste aynı sonucu vermediğini belirtiyor. Bel ağrısı yaşayan bireylerin doğrudan genel spor programlarına yönelmesinin riskli olabileceğini ifade eden Öziri, fizyoterapistlerin bireyi bütüncül olarak değerlendirerek kişiye özel rehabilitasyon programı oluşturmasının önemine işaret ediyor. Bel ağrılarının visseral, somatik ya da mekanik nedenlerle ortaya çıkabileceğini, bu nedenle değerlendirme sürecinin fiziksel olduğu kadar psikososyal faktörleri de kapsaması gerektiğini belirtiyor.Bu belirtiler varsa gecikmeden doktora başvurulmalıİdrar veya dışkı kontrolünde bozulma, ilerleyici bacak güçsüzlüğü, parmak ucu ya da topukta yürüyememe, travma sonrası gelişen ağrı, gece artan veya gün içinde hiç azalmayan ağrı gibi durumlarda vakit kaybetmeden hekime başvurulması gerektiği vurgulanıyor.(Bülten)

Devamını Oku

Uzun süre ekrana bakmak miyop hastalığını artırıyor

Uzun süre ekrana bakmak miyop hastalığını artırıyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Uzun süre ekrana bakmak miyop hastalığını artırıyor

Kaşkaloğlu Göz Hastanesi Kurucusu Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu, küçük yaşlardan itibaren kullanımı artan telefonlar, online dersler, evden çalışma gibi nedenler sonucunda göz hastalıklarının buna parelel olarak arttığı bilgisini verdi.
Prof. Dr. Kaşkaloğlu, “Çin’de yapılan bir araştırmaya göre yaşları 6 – 8 arasında değişen 120 bin çocuktaki göz bozuklukları incelendi. Çocuklarda miyopi ve diğer görme bozukluklarının görülme sıklığının önceki 5 yıllık döneme göre üç katına çıktığı gözlendi. Çocukların ekran süresinin online dersler nedeniyle en az 2 buçuk saat arttığı, oyunlar, sosyal medya gibi ekran etkinlikleri de eklendiğinde bu sürenin daha da uzadığı meydana çıktı” diye konuştu.Teknolojinin hem hekimlere hem de hastalara avantaj sağladığını vurgulayan Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu, son 30 yıldır göz hastalıkları tedavisinde excimer lazer teknolojisinin kullanıldığını; son 15 yıldır geliştirilen Femtosaniye lazer cihazıyla birlikte bu cerrahilerdeki başarı oranında belirgin bir artış sağlandığını ifade etti.Göz kırma kusurlarının tedavisi hakkında bilgi veren Kaşkaloğlu şöyle devam etti: “Bıçaksız lasik olarak ifade edilen Femtosaniye lazer yöntemiyle, miyopi, hipermetrop ve astigmat gibi göz bozuklukları düzeltilebiliyor. Operasyon olan kişiler, 10 – 15 dakikalarını ameliyat odasında geçirip, saniyeler içinde gerçekleştirilen lazer uygulamasıyla göz numaraları sıfıra yakın oluyor. Böylelikle hastaların günlük yaşamı da olumlu şekilde etkileniyor. Hasta aynı gün taburcu olabiliyor”(Bülten)

“Kaşkaloğlu Göz Hastanesi Kurucusu Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu”
Devamını Oku
Would you like to receive notifications on latest updates? No Yes