DOLAR 47,3833 0.07%
EURO 53,8692 0.01%
ALTIN 6.150,62-0,89
BITCOIN 3007474-2.8%
Gaziantep
30°

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

  • HABERLER
  • İNTERAKTİF
  • HESAP
  • FİNANSİF
  • GAZİANTEP
  • EKOLOJİ
Rumeysa Turan

Rumeysa Turan

15 Haziran 2026 Pazartesi

Bel ağrıları basit önlemlerle kontrol altına alınabilir

Bel ağrıları basit önlemlerle kontrol altına alınabilir
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bel ve sırt ağrısı, pek çok kişinin hayatının bir döneminde karşılaştığı yaygın bir sorun. Bazen birkaç gün içinde kendiliğinden geçerken, bazen haftalarca sürebiliyor. Özellikle uzun süre oturanlar, masa başında çalışanlar ya da gün içinde yeterince hareket etmeyen kişiler bu durumdan daha sık etkileniyor. Atabay Medikal Direktörü ve Halk Sağlığı Uzmanı Dr. Murat Yaycı, ağrının süresinin ve nedeninin doğru değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Bel ağrısının her zaman aynı şekilde ilerlemediğine işaret eden Dr. Yaycı, “Burada temel ayrım, ağrının ne kadar sürdüğüdür. Kısa süreli bel ağrıları genellikle birkaç gün ile birkaç hafta arasında sürer ve çoğu zaman basit yöntemlerle kontrol altına alınabilir. Ancak ağrı 6 haftadan uzun sürüyorsa, bu durum daha dikkatli bir yaklaşım gerektirir. Ağrının süresi uzadıkça değerlendirme ve tedavi yaklaşımı da değişmelidir” dedi.

Doktorun önerdiği ilaçlar kullanılmalı

Günlük hayatta uygulanabilecek basit adımların çoğu zaman yeterli olabildiğini dile getiren Dr. Yaycı, “Ağrıyı hafifletmek için doktorunuzun önerdiği bir ağrı kesici ilaç etkili olabilir. İlaç kullanımında mutlaka bilinçli olunması gerekiyor. Özellikle şiddetli ağrılarda hekime danışılması büyük önem taşıyor. Öte yandan, beli yormayacak 30 dakikalık tempolu yürüyüş ve esneme egzersizleri, omurga hizasında duruş pozisyonunu korumak, bel yastığı kullanmak, günde 3 kez 15’er dakikalık soğuk kompres yapmak, 15 dakikalık sıcak banyo veya sıcak su torbası koymak bel ağrısına iyi gelen çözümlerdir” diye konuştu.

Dr. Murat Yaycı bel ağrısına iyi gelecek uygulamaları şöyle sıraladı:

Beli yormadan yürüme ve bisiklet sürme gibi egzersizler yapmak.
Duruş, oturma ve uyku pozisyonunu değiştirmek.
Bele soğuk ve/veya sıcak su torbası ile kompres uygulamak.
Kas gevşetici kremler kullanmak.
İyi ve sağlıklı beslenmek.
Kiloyu sağlıklı düzeyde tutmak.
Yüksek topuklu gibi beli zorlayan ayakkabı kullanımını bırakmak.
Stres ve kaygıdan uzak durmak.
Ağrıya karşı aktiviteleri mümkün olduğunca sürdürmeli ve hafif hareket etmeli

Bel ağrısı olan birçok kişinin hareket etmekten kaçındığına dikkat çeken Dr. Murat Yaycı, bunun yaygın bir yanılgı olduğunu söyledi. Dr. Yaycı şöyle konuştu: “Uzun süre hareketsiz kalmak, kasların zayıflamasına neden olur ve iyileşme sürecini uzatabilir. Bu nedenle tamamen dinlenmek yerine, günlük aktiviteleri mümkün olduğunca sürdürmek ve hafif hareket etmek daha doğru bir yaklaşımdır. Bu da doğal bir çözüm olan endorfin salgılanmasını sağlar, bel ağrısı semptomlarını hafifletir.”

“Günlük yaşamdaki küçük düzenlemeler ağrı üzerinde belirgin fark yaratabilir”

Bel ağrısı çoğu zaman günlük yaşam alışkanlıklarıyla doğrudan ilişkili. Uyku pozisyonu bunlardan biri. Yan yatarken dizlerin arasına yastık koymak veya sırt üstü yatarken dizlerin altını desteklemek belin daha rahat bir pozisyonda kalmasını sağlar. Dr. Yaycı, “Küçük düzenlemeler ağrı üzerinde belirgin fark yaratabilir. Kas gerginliğini azaltmak da önemlidir. Gün içinde veya yatmadan önce yapılan basit nefes egzersizleri, kasların gevşemesine yardımcı olabilir. Ayrıca fazla kilo, bel bölgesine ekstra yük bindirerek ağrıyı artırabilir. Bu nedenle dengeli beslenme ve kilo kontrolü de önemli bir faktördür” dedi. Bel sağlığında en önemli unsurlardan birinin düzenli hareket olduğunu vurgulayan Dr. Murat Yaycı, “Yürüyüş, yüzme, yoga ve pilates gibi aktiviteler kasların güçlenmesine, esnekliğin artmasına ve ağrının tekrar etme riskinin azalmasına katkı sağlar. Vücut hareket ettikçe güçlenir ve kendini korur” ifadelerini kullandı. (Bülten)

Devamını Oku

Ebeveyn tutumları çocuğun geleceğini şekillendiriyor

Ebeveyn tutumları çocuğun geleceğini şekillendiriyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İstanbul Rumeli Üniversitesi Çocuk Gelişimi Programı Öğr. Gör. Nebahat Şen, çocukların kişilik gelişimi ve duygusal dayanıklılığının büyük ölçüde aile içindeki ilişki biçimiyle şekillendiğini belirterek, ebeveyn tutumlarının çocukların özgüveninden sosyal becerilerine kadar birçok gelişim alanını doğrudan etkilediğini söyledi.

“Çocuğun gelişiminin temeli aile içinde atılır”
Çocukların kişilik yapısı, duygusal dünyası ve sosyal becerilerinin aile içinde kurulan ilişkilerle biçimlendiğini vurgulayan İstanbul Rumeli Üniversitesi Çocuk Gelişimi Programı Öğr. Gör. Nebahat Şen, ebeveyn yaklaşımının çocuğun uzun vadeli gelişim sürecinde belirleyici olduğunu ifade etti. Şen, “Ebeveynlerin çocuklarına yaklaşım biçimi; özgüven gelişimi, sorumluluk alma, problem çözme becerileri ve duygularla başa çıkma yolları üzerinde doğrudan etkilidir. Bu nedenle ebeveynlik tutumlarını yalnızca günlük davranışlar olarak değil, çocuğun geleceğini şekillendiren bir süreç olarak değerlendirmek gerekir” dedi.

“Demokratik tutum çocukları güçlendirir”
Ebeveyn yaklaşımlarının genel olarak demokratik, otoriter ve aşırı koruyucu tutumlar çerçevesinde ele alındığını belirten Şen, sevgi ile sınırların dengeli biçimde sunulduğu demokratik tutumun çocuk gelişimini desteklediğini söyledi. Şen, “Demokratik tutumda çocuk kendini değerli hissederken aynı zamanda sınırlarla yaşamayı öğrenir. Çocuğun görüşlerine değer verilmesi ve karar süreçlerine dahil edilmesi, sorumluluk duygusunun gelişmesine katkı sağlar. Bu ortamda büyüyen çocuklarda genellikle daha yüksek özgüven, sağlıklı sosyal ilişkiler ve güçlü problem çözme becerileri görülür” ifadelerini kullandı.

“Otoriter yaklaşım duygusal baskı oluşturabilir”
Otoriter ebeveynlikte kuralların katı olduğunu ve itaatin ön planda tutulduğunu belirten Şen, bu yaklaşımın çocukların duygusal gelişimini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti. Şen, “Çocuğun bireysel ihtiyaçlarının geri planda kaldığı ortamlarda hata yapma korkusu, kendini ifade etmekte güçlük ve yoğun onay ihtiyacı ortaya çıkabilir. Disiplin sağlanıyor gibi görünse de içsel denetim çoğu zaman gelişmez” dedi.

“Aşırı koruma bağımsızlığı geciktirir”
Aşırı koruyucu tutumun kısa vadede güvenli bir ortam sunduğunu ancak uzun vadede çocukların bağımsızlık kazanmasını zorlaştırdığını ifade eden Şen, “Çocuk adına sürekli karar verilmesi ve sorunların ebeveyn tarafından çözülmesi, çocuğun kendi başına deneyim kazanmasını engeller. Bu durum kaygıyı artırabilir ve çocukların yeni deneyimlerden kaçınmasına neden olabilir” değerlendirmesinde bulundu.

Sağlıklı ebeveynlik için öneriler
Ebeveynlere yönelik önerilerde de bulunan Şen, çocukların duygularının dikkate alınması gerektiğini ancak sınırsız özgürlük sunulmaması gerektiğini vurguladı. Kuralların net ve tutarlı olması, yaşa uygun sorumluluk verilmesi, hataların öğrenme fırsatı olarak görülmesi ve açık iletişim ortamı oluşturulmasının çocuk gelişimini desteklediğini belirtti.

Öğr. Gör. Nebahat Şen, ebeveynliğin amacının çocukları tüm zorluklardan korumak değil, yaşamla baş edebilecek beceriler kazandırmak olduğunu belirterek sözlerini şöyle tamamladı: “Çocukların sağlıklı gelişimi için hem güvende hissetmeleri hem de kendi deneyimlerini yaşayarak öğrenmeleri gerekir” (Bülten)

Devamını Oku

Kalça ve diz protezinde robotik cerrahi yaygınlaşıyor

Kalça ve diz protezinde robotik cerrahi yaygınlaşıyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Robotik protez ameliyatının hassas ölçümlerle nokta atışı uygulama imkanı sunduğunu belirten Özel Sağlık Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Devrim Akseki, böylece diz veya kalça protezlerinin ekleme daha doğru ve kusursuz bir şekilde yerleştirilebildiğini söyledi.

Günümüzde diz protezi ameliyatlarının sıklıkla yapıldığını dile getiren Akseki, “Halk arasında diz kireçlenmesi ve sıvı eksilmesi olarak tabir edilen hastalıklar daha da yaygınlaştı. Bu nedenle diz protezi ameliyatları da daha çok yapılmaya başlandı. Robotik cerrahide öncelikle dizi farklı pozisyonlarda, farklı şekillerde robota tanıtıyoruz. Robotun hassasiyet derecesi insan gözünün hassasiyet derecesinden çok daha yüksek. Sonrasında robotun bize işaretlediği noktalardan gerçekleştirdiğimiz milimetrik kesiler sayesinde uygulayacağımız protezi doğru açıyla, doğru pozisyonda yerleştirmiş oluyoruz. Bu bir anlamda insan hatasını da en aza indiren bir sistem. Böylece operasyon başarısı da yükseliyor, hasta daha hızlı iyileşiyor” diye konuştu.

DAHA HIZLI İYİLEŞME İMKANI SUNUYOR

Robotik diz protezi ameliyatının daha az kanamaya neden olduğunu ve günlük yaşama daha hızlı dönüldüğünü de dile getiren Prof. Dr. Devrim Akseki, şunları söyledi: “Robotik diz protezi operasyonunda kişiye özel bir uygulama yapılıyor. Robottan alınan ölçülerle açısal düzenlemeler ve kesilerle birlikte protez hastaya özel şekilde tasarlanıyor. Robotik diz protezi, daha az ağrı, daha az kanama ve daha hızlı hayata dönüş sağlıyor. İyileşme süresi daha hızlı oluyor. Ameliyat sonrasında sanki orada protez yokmuş gibi yaşamaya alışıyorsunuz. Çünkü protezler hassas şekilde yerleştirildiği için daha uzun süre sağlıklı bir şekilde kullanma imkanı sunuyor. Hasta normal yaşamını rahatlıkla sürdürüyor. Bu yöntem kalp, tansiyon, böbrek, akciğer sorunları bulunan hastalara veya vücudu daha hassas olan yaşlı hastalar için de avantajlar sunuyor ”

EN UYGUN TEDAVİYİ BELİRLİYORUZ

Robotik kalça protez tedavisi hakkında bilgi veren Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Ömer Selçuk Öçmen de, “Bu operasyon genellikle kalça kireçlenmesi tedavisinde robotun yardımıyla yapılıyor. Ameliyat öncesi bir ön hazırlık süreci oluyor ve şablon belirleniyor. Röntgen üstünden hangi boyda protez koyacağımızı belirliyoruz. Ameliyat esnasında da çektiğimiz röntgenleri robota yükleyerek kalçayı robota tanıtıyoruz. Ameliyat öncesi planlamamızla, bu esnada robotun verdiği ölçüleri kontrol ederek protezimizi en doğru pozisyonda yerleştirebiliyoruz. Hastanın problemine en uygun şekilde tedavi sürecini gerçekleştiriyoruz” ifadelerini kullandı.

HER YAŞA UYGUN

Op. Dr. Ömer Selçuk Öçmen sözlerine şöyle devam etti: “Robot kullanmadan yapılan kalça protezi ameliyatlarında müdahale genelde kalçanın yanından ve arkasından yapılıyor. Bu sırada bazı kasların önce kesilip sonra dikilmesi gerekebiliyor. Bu durum ameliyat sonrası iyileşme sürecini yavaşlatabiliyor. Fakat robotik kalça protezi operasyonunda ön taraftan kasığa yakın bir yerden herhangi bir kas kesisi yapmadan, kas planlarının arasından giriyoruz. Direkt ekleme ulaşıyoruz. Kaç derecelik açıyla protezi koymamız gerekiyorsa o açıda robot kendini kilitliyor ve biz de protezi yerleştirmiş oluyoruz. Böylece ameliyat sonrası süreçlerde de protezin sabit kalması ve uzun yıllar kullanılmasını sağlıyoruz. Bu operasyonun başarı oranı da yüksek. Robotik yöntemi kullandığımız hastalarda bir süre sonra yere çömelmeye bile izin veriyoruz. Normalde bu bir yıl sürüyor; belki de hiç yapılmıyor. Kalça protezi ihtiyacı olan yaş grubu farketmeksizin herkese bu yöntemi uyguluyoruz. Özel Sağlık Hastanesi’nde hem gelişmiş robotik cerrahi altyapısı, hem de bu konuda uzman hekim kadromuzla çalışmalarımızı sürdürüyoruz” (Bülten)

Devamını Oku

Uydu kent mi, betonlaşmanın yeni dalgası mı?

Uydu kent mi, betonlaşmanın yeni dalgası mı?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Gazikonut tarafından Kuzeyşehir’de yapılan konutların 2’nci etabın temel atma töreni, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla yapıldı. Bakan Kacır, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ve ekibini Kuzeyşehir Uydu Kenti için yaptığı altyapı ve üstyapı yatırımları için tebrik etti.

Konut ihtiyacını karşılamak amacıyla kentin yeni uydu kentleri olan Kuzeyşehir ve Güneyşehir’de toplamda 14 bin konut projesini sürdüren Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Kuzeyşehir’de 2 bin konutun temelini düzenlenen törenle attı.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla yapılan tören ile kaliteli, güvenli ve erişilebilir konutları uygun fiyatlarla sunan Gazikonut aracılığıyla 2+1 ve 3+1 daire tiplerinde konut projelerini hayata geçiriyor. Bu projeler, uydu kentlerde planlı yerleşimi güçlendirirken, vatandaşlara uygun fiyatla ev sahibi olma imkanı sağlıyor.

Güneyşehir’de 8 bin Kuzeyşehirde ise 6 bin konut yapacak Gazikonut, her 6 ayda bir 1000 konut teslim edilecek şekilde projelerine devam edecek.

KACIR: HAK ETTİĞİ EN GÜZEL HİZMETLERİ ASİL TÜRK MİLLETİ’NİN EVLATLARINA, FERTLERİNE SUNABİLMEK ADINA CANLA BAŞLA ÇALIŞMAYA DEVAM EDİYORUZ

Temel atma töreninde konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, hizmet anlayışlarının “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” olduğunu aktararak şunları söyledi:

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır

“Bizler taşıdığımız mesuliyeti, sorumluluğu, milletimizin emanetini iliklerine kadar hisseden Allah’ın izniyle, Allah’ın yardımıyla Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 7 gün 24 saat tüm çalışma arkadaşlarımızla birlikte dur durak bilmeksizin taş üstüne taş koymaya bu milleti tarihin en şerefli milleti olan Türk Milleti’ni yeniden tarih tarihte hak ettiği konuma taşıyabilmek adına ve hak ettiği en güzel hizmetleri Asil Türk Milleti’nin evlatlarına, fertlerine sunabilmek adına canla başla çalışmaya devam ediyoruz. Bizim anlayışımız siyasetten anladığımız, devlet idaresinden anladığımız, belediyecilikten anladığımız bu.”

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANIMIZ, İLÇE BELEDİYE BAŞKANLARIMIZ VE TÜM İLGİLİ KURUMLARIMIZ HEM ÇOK TECRÜBELİ HEM DE ÇOK BAŞARILI

Gazi şehrin belediyeler aracılığıyla hizmet konusunda çok şanslı olduğunu dile getiren Bakan Kacır, konuşmasını şu ifadelerle sürdürdü:

“Hem büyükşehir belediye başkanımız, hem ilçe belediye başkanlarımız hem de tüm ilgili kurumlarımız hem çok tecrübeli hem de çok başarılı. Burada gördüğünüz bu konutlar sadece şu anda üst yapıda gördüğümüz binalardan ibaret değil. Bütün bu alan daha birkaç sene öncesinde bomboş bir alan iken bütün altyapısıyla aslında üzerinde en modern şehir yapısının geleneklerimizin de dikkate alındığı bir anlayışla kurulmasını sağlayacak şekilde düzenlendi, hazırlandı, tanzim edildi. Gelirken gördük. Türkiye’nin en güzel okul binaları bu alanda Gaziantep’in çocukları için inşa edildi. Büyükşehir belediye başkanımız Fatma Şahin Hanımefendi’yi ve bütün ekibini yürekten tebrik ediyorum.”

BURASI TÜRKİYE’DE ÜRETİMİN KALBİNİN ATTIĞI YER

“Hem insanımızın hak ettiği konutlara, yaşam alanlarına kavuşması hem de iktisadi kalkınmanın sanayinin üretim gücümüzün ihracatın, rekabet gücümüzün yükselmesi için çok öncelikli olduğu anlayışıyla hareket ediyoruz. Burası Türkiye’de üretimin kalbinin attığı yer. İstiyoruz ki hemen organize sanayi bölgemizin yanı başında kurulu olan bu Kuzeyşehir ve önümüzdeki dönemde yine Gaziantep’in tüm Türkiye’de öncülük edeceği organize sanayi bölgesi lojman projesi, atacağımız tüm bu adımlarla çalışanlarımızın çok daha nitelikli bir yaşam alanı imkanına kavuşması aynı zamanda iş yerlerine yakın yerlerde ikamet etme fırsatı bulmaları, böylelikle gün içerisinde zaman kaybı yaşamamaları, ayrıca kira maliyetlerinin altında kalmamaları, uygun koşullarda ev sahibi ya da lojman kullanıcısı olabilmeleri gibi fırsattan oluşturacak.”

ŞAHİN: YUVA, EN KARANLIKTA IŞIĞIN YANDIĞI YERDİR

Gaziantep Valisi ile birlikte tüm kurumların katılımıyla Gaziantep Modeli oluşturulduğunun vurgusunu yapan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, törende şu ifadeleri kullandı:

“Yuva çok önemli. Yuva, en karanlıkta ışığın yandığı yerdir. Güvendiğin limandır, sıcaklıktır, emanettir, muhabbettir, sevdadır, sevgidir, saygıdır. Buranın bir hikayesi var. Belediye Başkan adayı oldum. Şehirde çok ciddi konut ihtiyacı var. Burası beş buçuk milyon metrekare alan hazine arazisi. Bugün yaptığımızı daha biz yetmişli yıllarda başarsaydık her yaptığımız fabrikanın yanına bir yaşam alanı koysaydık ne bu kadar trafik olurdu ne de işverenin servis maliyeti olurdu.”

Önce yolları yaptık. Ben kiradan kurtulmak istiyorum, ‘kira öder gibi ev sahibi olmak istiyorum’ diyene bir taraftan TOKİ’den bir taraftan da belediyelerimiz, ilçe belediyemiz kendi gücü üstünde konut üretiyor.”

AK Parti Gaziantep Milletvekili Mehmet Eyüp Özkeçeci ise yürütülen çalışmalar için Başkan Fatma Şahin ve ekibine teşekkür etti.

Programda ayrıca Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Haz, Gazi Konut projelerine ve konutların özelliklerine değinerek bilgilendirmede bulundu.

Konuşmaların ardından protokol düğmeye basarak 2 bin konutun temellerini attı. Tören sonrası örnek daireler protokol üyeleri tarafından incelendi. (Haber Merkezi)

Devamını Oku
Would you like to receive notifications on latest updates? No Yes