15 Ağustos 2025 Cuma
Sokak Hayvanlarının Zorlu Mücadelesi 4 Nisan Sokak Hayvanları Günü
Terörün Gölgede Bıraktığı Doğa: Sessiz Mağduriyetin Hikayesi
Zambak
Brezilya’da Jaguar Tarih Yazdı: 2,3 Km’yi Yüzerek Geçti
Deprem korkusu kronikleşiyor! Kahramanmaraş 4.4’lük sarsıntı kaygıyı yeniden tetikledi…
İkinci Taş Teoremi: Medeniyet ve İlerleme

Merhaba sevgili okurlar,
Bu hafta Aladağlar Milli Parkı’nda bulunan Karasay ve Enzevit zirvelerinden bahsedeceğim. Bu zirveler, Aladağlar’ın hem güneyini hem de kuzeyini görebileceğiniz harika noktalardır. Öncelikle Aladağlar’ın en yüksek zirvesinin, 3771 metre yüksekliğindeki Kızılkaya olduğunu belirtelim. Aladağlar’da, tırmanışlar için 3700 metre üzerinde dört zirve ve 3500 metrenin üzerinde 50’den fazla zirve bulunmaktadır. Bu zirveler, Niğde il sınırları içinde devam eden Toros Dağ kıvrımlarının (Orta Toroslar) en yüksek noktalarıdır. Bölgede 100 yıldan fazla süredir profesyonel dağcılık yapılmaktadır. Ayrıca Aladağlar, oldukça tehlikeli bir dağ silsilesidir; ülkemizde en çok dağcılık ölümleri maalesef Aladağlar’da kayıtlara geçmiştir. Bu ölümler çoğunlukla kış aylarında, kış dağcılığı yapanların başına gelmiştir. Ancak bunlar, sizi bu muazzam milli parktan uzak tutmasın. Dağcılık lisansı ve eğitimi olan her bireyin bu dağlara gelmesini şiddetle tavsiye ediyorum. Hayatınız boyunca unutamayacağınız bir deneyim olacağından emin olabilirsiniz.
Karasay ve Enzevit Zirvesine Doğru
Ben, Erkan Demir hocam eşliğinde bir grup dağcıyla birlikte 17 Ağustos 2024’te Sokullupınar kamp alanına geldik ve çadırımızı kurduk. Bu kamp alanı, Niğde’ye bağlı ve Aladağlar’da dağcılık yapanların uğrak noktası olarak bilinmektedir. Burada kamp ücretleri değişiklik gösterebiliyor. Türkiye Dağcılık Federasyonu’na kayıtlı ya da dağcılık lisansına sahip olanlar için kamp ücretlerinde indirim uygulanmaktadır. Sıcak karşılamaları ve ulaşımdan yiyeceğe kadar her türlü eksiğinizin karşılandığı bir ortam sunuyorlar. Ayrıca Aladağlar içinde kamp kurmak ya da eşyaları katırlarla taşımak isteyenler, Recep Şenol’dan yardım isteyebilir. Kısacası, milli parkta her türlü yardım mevcut.

İlk gün kısa bir irtifa uyumu için yürüyüş yapıp kamp alanına tekrar döndük. Zirve için hazırlıklarımızı yapıp son istişarelerimizi gerçekleştirdik. Gece 02.00 civarında tam hazırlıkla kasklarımızı ve kafa lambalarımızı takarak tempolu yürüyüşümüze çıktık. Hava 20 derece civarıydı. Aladağlar, genellikle dik çıkışlı ve tam kondisyon gerektiren bir milli park. Yarım saatte bir, 5 dakikalık molalarla su içmeyi ihmal etmeden Çelikbuyduran geçidine doğru yaklaştık. Bu geçit, Emler zirvesine doğru dönüyor fakat biz Karasay için sağ patikadan devam ettik. Hafif gün doğmaya başlamış harika manzaralar eşliğinde yürüyüşümüze devam ettik. Dağcılar tarafından bilinen meşhur mola taşında ilk molamızı verdik. Kahvaltımızı yaparken insanlarda müthiş bir hayranlık uyandıran dağ keçilerini izlemeye daldık. Sonra toparlanıp, az kalmış olan Karasay zirvemize doğru yola koyulduk.

3000 metreye ulaştık fakat bir anda rakım hastalığı olarak tabir edilen o malum hastalık bizleri vurdu. Vücudumda aniden şiddetli mide bulantısı, baş ağrısı ve sersemlik başgösterdi. Bulantıya dayanamayanlar istifra ettiler. Sevgili okurlar, böyle durumlarda çantanızda mutlaka yağsız tuzlu gıdalar bulundurmanızı tavsiye ediyorum; bu, bulantıyı büyük oranda kesiyor. Hastalığı az da olsa su ve tuzlu gıdalarla hafiflettik. Karasay zirvemize çok az kalmıştı ve karşımda parmak kayalığını görmeye başlamıştım. Tırmanışımıza devam ettik ve artık Karasay zirvesindeydim. Muazzam bir görüntü sevgili dostlar; bütün Aladağlar ayaklarımızın altında, karşıda parmak kayalığı, arkada Emler ve Kızılkaya zirveleri. 30 dakika boyunca hayallere dalıp zafer sarhoşluğu eşliğinde zirvenin tadını çıkardım. Artık dönüş vaktine gelmişti.

Sevgili okurlar, mutlaka Aladağlar Milli Parkı’na gelin. Bütün dağcıların, mutlaka gelip zirve yapması gerekiyor. Zirve yapmasanız bile, mutlaka Sokullupınar kamp alanında kamp kurun ve o müthiş manzarayı izleyin.
