Gaziantep’te Oto Boyacılıktan Köşkerliğe Uzanan Bir Başarı Hikayesi
Sağlık sorunları nedeniyle oto boyacılığı bırakmak zorunda kalan Adil Keskinsoy, çocukluk hayali olan köşkerliğe yönelerek Gaziantep’te kendi işinin patronu oldu. Keskinsoy, geleneksel yemenileri modern tasarımlarla birleştirerek Türkiye’nin dört bir yanına gönderiyor.
Gaziantep’te yaşayan 52 yaşındaki Adil Keskinsoy, ilkokuldan sonra oto boyama atölyesinde çırak olarak başladığı mesleğini sağlık sorunları nedeniyle bırakmak zorunda kaldı. Çocukluk hayali olan köşkerliğe yönelen Keskinsoy, bugün Gaziantep Kalesi yanında kurduğu atölyesinde geleneksel yemeni ayakkabıları üretiyor ve Türkiye’nin 81 iline gönderiyor.
Oto Boyacılığından Yemeniciliğe: Bir Dönüşüm Hikayesi
Sanayi sitesinde oto boyama atölyesinde çalışırken yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle mesleğini bırakmak zorunda kalan Adil Keskinsoy, farklı bir iş arayışına girdi. Çocukluk hayali olan köşkerliğe yönelen Keskinsoy, bir ustadan yardım alarak yemeni üretimini öğrendi.
Mardin Müzesi’nden Gelen İlham
Çocukluğundan beri kentin yöresel ayakkabısı olan yemenilere ve köşkerlik mesleğine büyük bir ilgi duyan Keskinsoy, 5 saatte diktiği yemeni ayakkabının beğenilerek Mardin Müzesi’ne götürülmesi ve ardından da siparişler alması üzerine köşker atölyesi açmaya karar verdi.
Gaziantep’ten Türkiye’ye Yayılan Yemeniler
1994 yılında Gaziantep Kalesi’nin yanında kurduğu atölyede kendi işinin patronu olan Keskinsoy, farklı model ve renkte ürettiği yemeni ayakkabıları Türkiye’nin 81 ilindeki müşterilerine gönderiyor. Köşkerlik mesleğine küçük yaşta gönül veren ancak yıllar sonra çocukluk hayaline kavuşabilen ve 21 yıldır Anadolu’nun yöresel el dikimi deri ayakkabısı olan yemenileri geleneksel yöntemlerle üreten Keskinsoy, geleneksel yemenileri modern tasarımlarla birleştirerek üretmeye devam ediyor.
Yemeni Çeşitleri ve El İşçiliği
Ayakkabının yanı sıra sandalet, çanta, cüzdan ve maskot çeşitleri de üreten Keskinsoy, Gaziantep’in en eski el sanatlarından biri olan köşkerlikte kendi işinin patronu oldu. Tarihi kalenin yanındaki küçük dükkanında mesleğini sürdüren Keskinsoy, iç astarında sığır, yüzeyinde ise keçi derisi kullanarak yemeni ayakkabıları geleneksel yöntemlerle elde dikiyor.
"Sevmek ve İnanmak Başarının Başlangıcıdır"
Sevdiği mesleğini yaptığı için çok mutlu olan Keskinsoy, farklı renk ve model seçenekleriyle modaya da uyum sağlayan yemeni ayakkabılar üretiyor. İş hayatına sanayi sitesinde oto boyacı ustasının yanında başladığını anlatan Keskinsoy, şunları söyledi:
"Çırak olarak oto boyacı ustasının yanında işe başladım. Oto boyacılıkta 4 yıl çıraklık, 4 yıl da kalfalık yaptım. Bizim o dönem fırın yoktu. Direkt tiner ve boya kokusuyla temas kuruyorduk. Ben bir gün babamla birlikte doktora gittim. Doktor bana ‘sen ne kadar sigara içiyorsun?’ diye sordu. Babam, ‘oğlum sigara içmez’ dedi. Ben de doktora sigara içmediğimi söyledim. Doktora oto boyacı olduğumu söyleyince doktorda babama, ‘başka bir meslek bulamadınız mı?’ diye sordu. Yaşadığım sağlık sorunları nedeniyle de oto boyacılık mesleğini bırakmak zorunda kaldım. Sandaletçi bir arkadaşım vardı. Bir tane çarık yaptım ve arkadaşım bana güldü. Yaptığım çarığı vitrine koydum. Bir gün Mardin Müzesi’nden bir ekip geldi ve yaptığım çarık ilgilerini çekti. Bana, ‘bu çarığın 43 numarasını yapabilir misin?’ diye sordular. Ben de benzerini yapabileceğimi söyledim. ‘Biz bu çarığı müzeye koyalım, sen bize bu çarığın 43 numarasını yap’ dediler. Bu şekilde heveslendim ve köşkerliği sevdim. Yapılan bir ürünün beğenilmesi beni teşvik etti. İnsan önce yaptığı işi sevecek, inanacak. Kişinin kendisine güveni olması lazım. Sevmek ve inanmak başarının başlangıcıdır."
Geleneksel yemeninin yanı sıra sandalet, çarık ve terlik tipi yemeni modelleri yaptığını ve mesleğinde kendisini geliştirdiğini belirten Keskinsoy, "Çeşit artıkça talep de arttı. Daha önceleri 4-5 renkte yemeni vardı. Fakat şu an ise 30-40 renge döndük. Model çoğaldı. Müşteriler özel tasarımlar istediği zaman onları da yapıyoruz. İşimizi severek yapıyoruz. Yemeni daha çok yaz aylarında giyilir. Yazın serin olur. Ayakta ter ve koku yapmaz. Renkte sınır yok, herkes istediği rengi yapabiliyor. Kalan derilerden de cüzdan, çarık ve sandalet gibi ürünler yaparak değerlendirmeye çalışıyoruz" diye konuştu.
ÇEVRE HABERLERİ
06 Haziran 2026ÇEVRE HABERLERİ
06 Haziran 2026ÇEVRE HABERLERİ
06 Haziran 2026ÇEVRE HABERLERİ
06 Haziran 2026ÇEVRE HABERLERİ
06 Haziran 2026ÇEVRE HABERLERİ
06 Haziran 2026ÇEVRE HABERLERİ
06 Haziran 2026
1
Aşırı Soğuk Ten Rengini Koyulaştırır mı? Bilim Ne Diyor?
2
Çağın Hastalığı “Gelecek Körlüğü”: Prof. Dr. Noyan Bağımlılık Tedavisinde Etkin Yolları Anlattı
3
Güneydoğu’da Antep Fıstığı Rekor Kırdı, Tahılda Yeterlilik Sinyalleri…
4
Türk-Japon Dostluğunda Devrim: Kedilerin Ömrünü Uzatan AIM30 Türkiye’de!
5
Tıbbi Ekoloji Raporu – Güneydoğu Anadolu Bölgesi
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.