• HABERLER
  • İNTERAKTİF
  • HESAP
  • FİNANSİF
  • GAZİANTEP
  • EKOLOJİ
Güneydoğu’da Çevre Gazeteciliğinin Hayati Önemi

Güneydoğu’da Çevre Gazeteciliğinin Hayati Önemi

6 Şubat depremi, Gaziantep ve Güneydoğu’yu derinden sarstı. Binlerce kayıp, yıkım ve travma yaşandı; bizler hayatta kaldık ama şehirlerimiz ve doğamız ağır yara aldı. O günlerde bir gazeteci olarak gördüm ki, sadece insanların değil, doğanın da sesi duyulmuyordu. Çevre felaketleri, iklim krizinin etkileri ve ekolojik yıkımlar haberlerde ya ihmal ediliyor ya da yan haber olarak geçiyordu.

ABONE OL
12/10/2025 17:28
Güneydoğu’da Çevre Gazeteciliğinin Hayati Önemi
Gizem Sezer Aktaş
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Güneydoğu’da Çevre Gazeteciliğinin Hayati Önemi

Gaziantep’te hava kirliliği, sanayinin hızlı gelişimiyle uzun yıllardır gündemdeydi. Ancak Suriye savaşı sonrası yaşanan göç dalgası, artan nüfus ve kaynak kullanımıyla birlikte hava kirliliği yerel halk için görünür bir sorun haline geldi. Su kaynakları üzerindeki baskı, artan ekolojik ayak izi ve özellikle yeni doğumların yaşandığı bölgelerde sağlık üzerindeki etkiler ciddi boyutlardaydı. Ardından yaşanan 6 Şubat depremi, kentin ekolojik ve insani kırılganlığını gözler önüne serdi. Deprem sonrası üniversite öğrencisiyken aspest yayılımını araştıran bir haber de yaptım; gördüm ki felaketler yalnızca can kaybıyla sınırlı kalmıyor, çevre ve halk sağlığı üzerinde uzun vadeli etkiler bırakıyor.

Bu deneyimler, beni mezuniyetimle birlikte çevre gazeteciliğine yönlendirdi. Çünkü çevre gazeteciliği sadece bir haber alanı değil; gelecek nesiller için bir sorumluluk, toplumun doğa ile ilişkisini bilinçlendirme aracıdır. Her toprak kayması, her sel haberi, her yok olan yeşil alan, sadece çevremizi değil, yaşam biçimimizi de etkiler.

Güneydoğu’da çevre gazeteciliğinin eksikliği, sürdürülebilir yaşam kültürünün yeterince yerleşememiş olmasından kaynaklanıyor. İnsanlar çevresel tehlikeleri görmek istiyor; ama yeterli veri, analiz ve farkındalık sağlanmadığında, sadece felaketin yıkıcılığı gözler önüne seriliyor. Oysa çevre haberleri, toplumu çözüm odaklı düşünmeye, bilinçli yaşam biçimleri geliştirmeye teşvik edebilir.

Bugün, Gaziantep’ten Mezopotamya’ya kadar, çevre gazeteciliğinin ne kadar hayati olduğunu biliyorum. İklim değişikliği, su kıtlığı, hava kirliliği, yaban hayatının yok oluşu gibi konular her gün hayatımızı şekillendiriyor. Ve bizler bu değişiklikleri yalnızca haberle değil, farkındalıkla, çözüm önerileriyle ve toplumla paylaşmalıyız.

Çevre gazeteciliği, felaketleri önceden görmemizi, ekolojik dengeyi korumamızı ve sürdürülebilir yaşamı mümkün kılmamızı sağlar. Biz gazeteciler için doğa, yalnızca bir haber kaynağı değil; korumamız gereken, geleceğe bırakmamız gereken bir mirastır.

6 Şubat’tan aldığım ders çok net: Doğa sessizdir, ama etkileri kalıcıdır. Bizler konuşmazsak, kimse konuşmayacak. İşte bu yüzden çevre gazeteciliği yaşamımız için vazgeçilmezdir.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

Would you like to receive notifications on latest updates? No Yes