
Gaziantep’te, 6 Şubat Kahramanmaraş depreminin ardından yaşanan yıkımlarda havaya yayılan asbest ve diğer zararlı maddeler hakkında ilgili uzmanlardan ve depremzedelerden görüş alındı. Yapılan incelemelerde, İslahiye İlçesi Karaburçlu Köyü karşısındaki atık toplama ve ayrıştırma alanında iş güvenliği ve sağlığı açısından gerekli tedbirlerin hala alınmadığı belirtiliyor. Köy sakinleri, yıkılan binaların enkazlarının köylerine yakın bölgelerde toplanmasına tepkilerini sürdürüyor. Depremzedeler, yaşadıkları bu koşulların kendileri için depremden sonra ikinci bir afet gibi olduğunu ifade ediyor.

Asbest ve Sağlık Riskleri
Gaziantep Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Ekolog Prof. Dr. Abuzer Çelikli, İnşaat Mühendisi ve Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Derneği Başkanı Orhan Kılınç ve Gaziantep Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğrencisi, TÜBİTAK Star Araştırmacısı Özgür Eren Zariç, deprem sonrası hafriyatların döküldüğü alanlarda asbestin yayılma riskinin yüksek olduğunu ve bu durumun su kaynaklarını kirletebileceğini belirtti. Uzmanlar, su kaynaklarının düzenli olarak kontrol edilmesi ve gerekli önlemlerin alınmasının hayati önem taşıdığını ifade ediyor.

Karaburçlu Köyünde Yaşam Mücadelesi
Karaburçlu Köyü’nün en yaşlı sakinlerinden 96 yaşındaki Elif Yıldırım, deprem sonrası yıkılan binanın enkazından 8 saat sonra kurtarıldığını belirterek, “Enkaz altındayken toz ve duman içinde zor nefes aldım. Köyüme döndüğümde evim de yıkılmıştı. Şu anda konteynırda yaşıyoruz ve rahatsızlıklarım çok arttı. Enkazda kaldığım süre boyunca solunum yolu problemlerim zaten vardı. Şimdi burada da enkazlardan oluşan tozlar rahatsızlıklarımı tetikliyor” dedi.

48 yaşındaki Zeliha Yıldırım ise hava kirliliğinin yaşamlarını olumsuz etkilediğini belirterek, “Deprem sırasında çok fazla toz yuttuk ve astım hastalığım arttı. Ayrıca kızım da astım hastası. Burada astım sorunumuz ciddi şekilde arttı. Burasının tozu, pisliği ve dumanı oldukça fazla” dedi.

Su Kaynakları ve Sağlık Riski
Depremler, yeraltı ve yerüstü su kaynaklarını ciddi şekilde etkilemeye devam ediyor. 6 Şubat depreminin ardından, su kaynaklarının durumu merak konusu olmaya devam ediyor. Yeraltı su kaynakları, deprem etkisiyle kirlenme riski altına girerken, yerüstü su kaynakları ise toprak kaymaları ve çökmeler nedeniyle zarar görebiliyor. Bu durum, insanların sağlıklı su temininde büyük sıkıntılara yol açıyor.
Gaziantep Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Ekolog Prof. Dr. Abuzer Çelikli, yeraltı kaynaklarına ağır metallerin karışmış olabileceğini belirterek, “Tektonik hareketler sonucunda yeraltı kaynaklarına çeşitli ağır metaller karışmış olabilir. Bu metaller sulara karışmış olabilir” dedi. Deprem sonrasında Gaziantep’in su kaynakları halen risk altında bulunurken, uzmanlar düzenli su analizlerinin önemini vurguluyor.

Güncel Durum ve Ekonomik Etkiler
Depremin ardından Gaziantep şehri ve ilçeleri hızlıca toparlanma sürecine girmiş olsa da, ağır hasarlı binaların yıkımı ve tadilatları halen devam ediyor. Karaburçlu Köyü’nde yaşayan halk ise, hafriyat alanının köylerinin hemen yanında bulunmasından dolayı günlük yaşamda sağlık açısından büyük risklerle karşı karşıya kalıyor.

Bölgedeki su kaynaklarının asbestle kirlenme riski devam ederken, şehirde su fiyatlarında da artışlar yaşanıyor. Gaziantep’teki şebeke suyu faturalarının, diğer şehirlere göre oldukça yüksek olduğu belirtiliyor. Uzmanlar, Gaziantep şebeke suyunun yeni projelerle tekrar kazanıldığını ve bu projelere büyük yatırımlar yapıldığını ifade ediyorlar. Ancak, şehir sakinleri, içtikleri suyun hem pahalı hem de sağlık açısından riskli olabileceği endişesini taşıyorlar.

Mikro Plastik Tehlikesi
TÜBİTAK Star Araştırmacısı Özgür Eren Zariç, deprem sonrası inşaat ve hafriyat atıklarının döküldüğü alanlarda asbest ve mikro plastik tehlikesinin büyük risk oluşturduğunu belirterek, “Mikro plastikler insan vücuduna karışabilir ve sağlık sorunlarına yol açabilir” dedi. Özellikle anne sütünde bile mikro plastik tespit edilebileceği konusunda uyarılar yapılıyor.

Çevre ve İş Güvenliği
İnşaat Mühendisi Orhan Kılınç, asbest ve diğer tehlikeli kimyasallara maruz kalmamak için dikkatli olunması gerektiğini belirtti. Kılınç, “Asbest havada solunduğunda çok tehlikelidir. Yıkım çalışmalarında asbest tespit edilirse, uzman kişiler tarafından sökülmeli ve uzaklaştırılmalıdır” dedi. Kılınç ayrıca, yıkım alanlarında çocukların uzak tutulması gerektiğini vurguladı. “Yıkım alanları ve atık bölgelerine erişim kısıtlanmalı ve asbest tespit edilen yerlerde gerekli sağlık ve güvenlik önlemleri alınmalıdır” diye ekledi.

Sonuç ve Değerlendirme
Gaziantep’te deprem sonrasında yaşanan su kaynakları ve asbest krizi, şehrin hızlı toparlanma çabalarına rağmen halen büyük bir sorun olmaya devam ediyor. Yerel halkın sağlığı için atılması gereken adımlar ve alınması gereken önlemler, uzmanların uyarılarına rağmen eksik kalmış durumda. Gaziantep ve çevresinde yaşayan insanlar, deprem öncesine göre daha pahalı ve potansiyel olarak sağlıksız su içmeye devam ediyorlar. Önümüzdeki dönemde, bölgede devam eden çalışmaların daha sıkı denetlenmesi ve halk sağlığının korunması için gerekli adımların atılması büyük önem taşıyor.
Araştırma Haber
Gizem Sezer
ÇEVRE HABERLERİ
06 Haziran 2026ÇEVRE HABERLERİ
06 Haziran 2026ÇEVRE HABERLERİ
06 Haziran 2026ÇEVRE HABERLERİ
06 Haziran 2026ÇEVRE HABERLERİ
06 Haziran 2026ÇEVRE HABERLERİ
06 Haziran 2026ÇEVRE HABERLERİ
06 Haziran 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.