• HABERLER
  • İNTERAKTİF
  • HESAP
  • FİNANSİF
  • GAZİANTEP
  • EKOLOJİ
Urfa’da Neolitik Gömü! Gaziantep Yakınında Gizem!

Urfa’da Neolitik Gömü! Gaziantep Yakınında Gizem!

ABONE OL
03/10/2025 10:00
Urfa’da Neolitik Gömü! Gaziantep Yakınında Gizem!
EkoGazete
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Şanlıurfa’da Sular Altında Kalan Nevali Çori Höyüğü’nün Gizemli Tarihi

Şanlıurfa’nın Hilvan ilçesinde bulunan Nevali Çori Höyüğü, Çanak Çömleksiz Neolitik Çağ’dan Erken Tunç Çağı’na uzanan katmanlarıyla bölgenin en önemli tarih öncesi yerleşimlerinden biri. Atatürk Barajı’nın yapımıyla sular altında kalan höyükteki kazılarda, T biçimli sütunlarla süslü kült binaları ve çeşitli dönemlere ait yaşam izleri bulundu.

Şanlıurfa’nın Hilvan ilçesi yakınlarında bulunan ve günümüzde sular altında kalmış olan Nevali Çori Höyüğü, tarih öncesi dönemlere ışık tutan önemli bir arkeolojik alan olarak biliniyor. Höyükte yapılan kazılarda Çanak Çömleksiz Neolitik Çağ’dan Erken Tunç Çağı’na kadar uzanan farklı dönemlere ait yerleşim izlerine rastlandı. Özellikle T biçimli sütunlarla inşa edilmiş kült binaları, höyüğün dini ve toplumsal yaşamına dair önemli ipuçları sunuyor.

Nevali Çori’nin Konumu ve Yapısı

Nevali Çori, Şanlıurfa’nın Hilvan ilçesine bağlı Güluşağı Mahallesi’nin kuzeybatısında yer almaktaydı. Atatürk Barajı’nın inşasıyla sular altında kalmadan önce, Fırat Nehri’nin bir kolu olan Kantara Deresi’nin iki yakasında konumlanmıştı. Dere, yerleşim alanını Nevali Çori 1 (doğuda, 90 x 40 metre) ve Nevali Çori 2 (batıda, daha küçük) olmak üzere ikiye ayırıyordu.

Çanak Çömleksiz Neolitik Çağ’ın İzleri

Arkeolojik kazılarda en dikkat çekici bulgular, Nevali Çori 1 olarak adlandırılan doğu yerleşiminde ortaya çıkarıldı. Burada beş yapı katı halinde izlenen Çanak Çömleksiz Neolitik Çağ tabakaları, bölgenin tarihine ışık tuttu. Yapılan analizler, Nevali Çori halkının ağırlıklı olarak avcı-toplayıcı bir yaşam sürdürdüğünü, ancak aynı zamanda tarım ve hayvancılıkla da uğraştığını gösterdi.

T Biçimli Sütunlarla Süslü "Kült Binası"

Kazılarda ortaya çıkarılan mimari kalıntılar, Orta Fırat Havzası’nın erken neolitik kültürüne dair önemli bilgiler sunuyor. Özellikle Göbekli Tepe, Karahan Tepe, Sefer Tepe ve Taşlı Tepe gibi diğer arkeolojik alanlarda da görülen T biçimli sütunlar, Nevali Çori’de de keşfedildi. Bu sütunların bulunduğu "kült binası", hem dini hem de toplumsal yaşamın izlerini taşıması açısından büyük önem arz ediyor.

Kazı Çalışmaları ve Bulgular

Höyük, ilk olarak 1980 yılında Hans Georg Gebel başkanlığındaki bir ekip tarafından yapılan yüzey araştırmaları sırasında tespit edildi. Ardından, Heidelberg Üniversitesi ile Şanlıurfa Müzesi işbirliğiyle 1983, 1985-87 yıllarında küçük çaplı, 1989-91 yıllarında ise geniş çaplı kazılar gerçekleştirildi.

Erken Tunç Çağı’na Ait Yerleşim İzleri

Kazılarda sadece neolitik döneme ait değil, aynı zamanda Erken Tunç Çağı 1’e ait tabakalar da bulundu. Bu döneme tarihlenen yapılarda teraslama tekniğiyle inşa edilmiş çok odalı mimari örnekleri tespit edildi. Büyük odalardan birinde taş sanduka içinde hocker pozisyonunda gömülmüş bir insan iskeleti bulundu. Mezar hediyesi olmayan bu gömütün yanı sıra, diğer mezarlarda kadın iskeletleriyle birlikte açık renkli kaplar, kırmızı kupalar, bronz süs eşyaları ve taş kolyeler de gün yüzüne çıkarıldı.

(Kaynak: urfanatik.com)

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

Would you like to receive notifications on latest updates? No Yes