• HABERLER
  • İNTERAKTİF
  • HESAP
  • FİNANSİF
  • GAZİANTEP
  • EKOLOJİ
Deprem değil, ihmal öldürüyor! Uzmanlardan şok uyarı!

Deprem değil, ihmal öldürüyor! Uzmanlardan şok uyarı!

ABONE OL
15/08/2025 11:08
Deprem değil, ihmal öldürüyor! Uzmanlardan şok uyarı!
EkoGazete
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İMO Gaziantep Şube Başkanı Güçyetmez’den Deprem Uyarısı: "İhmal Öldürüyor"

  • İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Gaziantep Şube Başkanı Burkay Güçyetmez, 17 Ağustos Marmara Depremi’nin yıl dönümünde yaptığı açıklamada, Türkiye’nin deprem gerçeğiyle yüzleşmesi ve kentlerin depreme dirençli hale getirilmesi gerektiğini vurguladı. Güçyetmez, "Depremler değil, ihmal öldürüyor" diyerek, 26 yılda atılması gereken adımların büyük ölçüde atılmadığına dikkat çekti.

Gaziantep (İMO) – İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Gaziantep Şube Başkanı Burkay Güçyetmez, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 26. yıl dönümünde yaptığı açıklamada, Türkiye’nin deprem gerçeğiyle yüzleşmesi ve kentlerin depreme dirençli hale getirilmesi gerektiğini vurguladı. Güçyetmez, özellikle İstanbul ve Marmara Bölgesi’ndeki deprem tehlikesine dikkat çekerek, "Aradan geçen 26 yıla rağmen deprem tehlikesi, özellikle İstanbul ve Marmara Bölgesi’nde yaşayan yurttaşlarımızın en büyük endişesidir" dedi.

Deprem Gerçeği ve Türkiye’nin Hazırlıksızlığı

Güçyetmez, Marmara Depremi’nin Türkiye’nin deprem gerçeğini tüm çıplaklığıyla ortaya koyduğunu ve bu büyük felaketin sanayi ve nüfus yoğunluğu en yüksek bölgelerde yıkıcı etkilere yol açtığını belirtti. 23 Nisan 2025’te Marmara Denizi’nde meydana gelen 6,1 büyüklüğündeki Silivri depremini hatırlatan Güçyetmez, "Bu sarsıntı, İstanbul’un depreme hazır olup olmadığı sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Ancak kamuoyunda tartışmalar, depremin nerede ve ne zaman olacağına sıkıştı. Asıl odaklanılması gereken konu, kentlerimizin depreme hazırlıksızlığıdır" ifadelerini kullandı.

Türkiye’de Deprem Kayıpları ve Riskli Yapı Stoku

Son yüzyılda Türkiye’de meydana gelen 85 yıkıcı depremde yaklaşık 85 bin kişinin hayatını kaybettiğini belirten Güçyetmez, nüfusun yüzde 96’sının deprem riski altında bulunan bölgelerde yaşadığını vurguladı. TBMM araştırma komisyonlarının raporlarına ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın verilerine göre, Türkiye’deki yapı stokunun yaklaşık yüzde 60’ına denk gelen 6 milyon yapının riskli olduğunu hatırlattı. Güçyetmez, "Yani yetkili kurumlar tarafından bile açıkça yapılarımızın çoğunun depreme karşı hazır olmadığı itiraf edilmektedir. Kaldı ki bu sayılar hesaplamalara dayalı tahmini bir tespittir. Yani devlet, Türkiye’de 6 milyon civarı yapının olası bir depremde ağır hasar alabileceğini tahmin etmekte ancak bu yapıların hangileri olduğunu bile bilmemektedir" dedi.

Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı’nın Uygulanmaması

Güçyetmez, 1999 Marmara Depremi sonrası hazırlanan Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı’nın raflarda kaldığını belirterek, "Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı, açıkça devlet kurumlarının, yerel yönetimlerin, üniversitelerin, meslek kuruluşlarının, sivil toplum kuruluşlarının görevlerini tanımlamış ve yapılması gerekenleri takvimlendirerek 2023 yılına kadar Türkiye’nin depremlere karşı hazır hale getirilmesini hedeflemiştir." dedi. Ancak 6 Şubat 2023 depremlerinin, bu plan doğrultusunda atılması gereken adımların pek çoğunun atılmadığını gösterdiğini vurguladı. Güçyetmez, yapı stoku envanterinin 2017 yılında tamamlanması ve riskli yapıların belirlenerek gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini ifade etti.

Kentsel Dönüşümdeki Yetersizlik ve 6 Şubat Depremleri Sonrası Durum

Kentsel dönüşümde kaydedilen ilerlemenin yetersiz olduğunu belirten Güçyetmez, 2012 yılından bu yana tespit edilen riskli yapıların yalnızca yüzde 4’ünün dönüştürüldüğünü söyledi. 6 Şubat depremlerinin üzerinden 30 ay geçtiğini hatırlatan Güçyetmez, "Depremlere hazırlık konusunda bir milat kabul edilen 17 Ağustos’tan 24 yıl sonra meydana gelen 6 Şubat Depremleri, onca bilimsel çalışmaya rağmen aradan geçen yıllarda neredeyse hiçbir ilerlemenin sağlanmadığını acı bir şekilde gözler önüne sermiştir" dedi. Depremin ardından verilen konut yapımı sözlerinin de yerine getirilemediğini ifade etti.

Çözüm Önerileri ve Çağrı

Güçyetmez, depremler karşısında kırılgan bir yapı stokuna, yetersiz planlama anlayışına ve denetimsiz bir yapı üretim sürecine sahip olunduğunu belirterek, bilimsel bilgi ve mühendislik birikimiyle bu sorunların üstesinden gelmenin mümkün olduğunu vurguladı. Toplum yararını esas alan bir anlayışla hareket edilmesi, bilimsel verilerle şekillenen bir planlama yaklaşımı benimsenmesi ve kamusal denetimin etkinleştirilmesi gerektiğini söyledi. Güçyetmez, "Deprem, doğal bir olaydır; afete dönüşmesi ise tamamen insan kaynaklıdır. Bilimsel bilgi ışığında hareket edildiğinde depremler felakete dönüşmez, can ve mal kaybı yaşanmaz" dedi.

Açıklamasının sonunda Güçyetmez, "Depremler kaçınılmaz; ancak afetler önlenebilir. Bu gerçeği görmezden gelmek, binlerce yurttaşımızın hayatına mal olmuştur. Daha fazla geç kalmadan, bir tek insanımızı daha yitirmeden bilimin ve kamusal sorumluluğun rehberliğinde harekete geçilmelidir" ifadelerini kullandı.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

Would you like to receive notifications on latest updates? No Yes