DOLAR 47,3833 0.07%
EURO 53,8692 0.01%
ALTIN 6.150,62-0,89
BITCOIN 3007474-2.8%
Gaziantep
30°

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

  • HABERLER
  • İNTERAKTİF
  • HESAP
  • FİNANSİF
  • GAZİANTEP
  • EKOLOJİ
GÖÇ: AMA TERSTEN

GÖÇ: AMA TERSTEN

Yaşadık, İlerledik ve Alıştık

ABONE OL
08/07/2026 01:20
GÖÇ: AMA TERSTEN
Halil Aslan
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Tarım Devrimi’nden sonraki büyük değişimlerden birisi olan Sanayi Devrimi; insanlık tarihi kadar eski olan göç olgusunda etkili olmuş, insanlar kırsaldan ayrılarak kent yaşantısına uyum sağlamaya başlamıştır. Bizler ekonomik, sosyal, kültürel vb. birçok sebepten dolayı köyden kente göç ettik. Burada yaşamaya, yeni kültürel ve sosyal alanlar oluşturmaya başladık. Şehrin getirdiği olanakları benimseyip bu durum üzere kendimize toplum dedik. Fabrikalar kurduk, alışveriş merkezlerine gittik. Süregelen zaman içerisinde teknolojiye de ayak uydurduk. Hatta eskiyen teknolojiyi bile yenisiyle değiştirirken yadırgadık. Bir nevi zorunlu toplumsal birliktelikler ile -belki de hayali sözleşmelerle çalıştık. Kısacası hızlanmaya, yeni durumlara ayak uydurmaya ve fast foodlaşmaya başladık.
Gördük, Tahmin Ettik ve Tekrar Değiştik
Elbette bu yeni dünyanın getirdiği zorunlu ilişkiler, homojen köy yaşantısındaki cemaat (topluluk) yapısından farklı olarak bireyselleşmiş bir insan tipolojisi ortaya çıkarmıştır. Kent, heterojen grupları barındıran yapısıyla bireyi kendi kabuğuna çekilmeye ve zoraki temaslar dışında o kabuktan çıkmamaya doğru iterken toplumsal düzeyde yeni bir değişim gerçekleşti. Bu da kentten köye yeniden ancak eskisinden farklı bir şekilde göç etmek oldu. İnternetin gelişimi ve dijital dünyanın etkinliğinin artması ile ağır sanayi işlerinde ve makinelerdeki insan gücünün azalması, yapay zekâ ve robot kullanımının yaygınlaşması, kısacası insan faktörünün en aza indirgenmesi, şehir hayatının keşmekeşliğinden bunalan insanın yeni varoluş mekânları araması ve McLuhan’ın “Küresel Köy” kavramının gerçekliğine yakınlaşmamız; bizi, tersine bir göçe itti (“Küresel Köy” dijitalleşmeyle birlikte, tüm dünyanın artık küçük bir köy gibi olduğunu vurgular).
Peki, gelgelelim tersine göç yani, kentten köye göç- insanları neden bu kadar kendine çekti? Hepimiz, sosyal medyada şehir hayatından kaçıp köye yerleşen insanlarla karşılaşmışızdır. Dijital ortam teknolojileri, bizleri dünyadaki diğer topluluklarla daha fazla etkileşime girecek şekilde dönüştürdü. Bu sayede yerel, ulusal hatta uluslararası yaşantılarda konfor alanını yeniden kurgulayabilecek bir noktaya ulaştık. Bu da şehrin yoğun temposunda ve stresli şartlarında hayatta kalma mücadelesi veren insanın, beton ormandan çıkıp doğayla tekrar bütünleşmesine zemin hazırladı. İş modellerinin sanallaşması, gelir yöntemlerinin değişmesi, hükümet kanadında kırsala destek projelerinin artması, köy ve şehir arası mesafelerin eskisinden daha kısa ve ulaşılabilir olması gibi sebepler köy hayatının doğayla iç içe yapısında itici faktörleri arasında yerini aldı. Bir nevi yeni köy(lü) kavramını oluşturduk. Burada şu ifadeye de dikkat etmek gerekiyor: Şehirden gelen köylüler… Karşımızda daha evrensel, uzun süreli şehir deneyimlerine sahip, hibrit bir insan var artık.
Görüldüğü üzere yeni bir köy ve yeni bir köylü ortaya çıkmış durumda. Peki, hem şehir hem de köy yaşantısını deneyimleyen bu hibrit insan köyde kendi varlık alanını bulup bir sonuca ulaşabilecek mi? Kim bilir, belki de bulamayacak. Gerçek şu ki insan günün şartlarına uyum sağlayarak daima bir değişime tabi olacaktır. Bizlerin bu yeni köylüyü nasıl tanımlayacağı ise başka bir yazının konusu…

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Would you like to receive notifications on latest updates? No Yes