EkoGazete
İnşaat Mühendisleri Odası’ndan TBMM’ye Çağrı: "Halkın Can Güvenliği Tehlikede"
İMO Başkanı Burkay Güçyetmez, yeni yasama yılında TBMM’den, inşaat mühendislerinin sorunlarına çözüm bulunmasını ve kentlerin depreme dirençli hale getirilmesi için gerekli adımların atılmasını beklediklerini açıkladı. Güçyetmez, kamuda ve özel sektörde çalışan inşaat mühendislerinin özlük haklarından, şantiye şefliği uygulamalarına kadar birçok sorunun çözülmemesinin kamu güvenliğini tehlikeye attığını vurguladı.
İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Başkanı Burkay Güçyetmez, yaptığı açıklamada, TBMM’nin yeni yasama yılında öncelikli olarak deprem gerçeğini göz önünde bulundurarak, güvenli yapılaşma ve barınma hakkı konularına odaklanması gerektiğini belirtti. Güçyetmez, mevcut sorunların çözümü için gerekli adımların atılmaması durumunda, halkın can ve mal güvenliğinin tehlikeye gireceğine dikkat çekti.
İMO Başkanı’ndan Meclis’e Beklentiler
İMO Başkanı Burkay Güçyetmez, Meclis’ten beklentilerini şu şekilde sıraladı:
- İşsizlik Sorunu: İnşaat mühendislerinin önemli bir bölümünün işsiz olduğuna dikkat çeken Güçyetmez, kamusal yatırımların artırılması, planlı istihdamın sağlanması ve mesleki yetkinliğin esas alınması gerektiğini vurguladı.
- Kamu Hizmetlerinin Piyasalaştırılması: Kamu hizmetlerinin piyasalaştırılmasına, tasfiyesine ve özelleştirme uygulamalarına son verilmesi gerektiğini savundu.
- Asgari Ücret: İnşaat mühendisliği istihdamında, alınan eğitim, verilen hizmet ve üstlenilen sorumlulukların niteliğine uygun, insanca yaşanacak bir asgari ücret belirlenmesini ve bu konuda TMMOB’un yetkili kılınmasını talep etti.
- Kamu Çalışanlarının Hakları: Kamu çalışanlarının teknik sorumluluklarının tanınması, eşit işe eşit ücret, ek gösterge, özel hizmet tazminatı ve emeklilik haklarında iyileştirme yapılması gerektiğini ifade etti.
- Kamuda İstihdam: Kamuda istihdam, atama ve güvenceli kadro konusunda ihtiyaca uygun alım talebi yaratılması, istihdamın artırılması ve buna uygun bütçe ayrılması gerektiğini belirtti.
- Taşeronlaşma: Kamuda taşeronlaşmaya derhal son verilmesi, kamu kurum ve kuruluşlarının, ihtiyaç duydukları mühendislik hizmetlerini adil ve şeffaf atamalar ile oluşturacakları öz kaynaklarından temin etmesi gerektiğini savundu.
- Özel Sektörde Çalışanların Hakları: Özel sektörde çalışan meslektaşlarının işyerlerinde fiilen yaptıkları iş ile SGK kayıtlarında yer alan meslek kodlarının karşılaştırılması, meslektaşlarının yaptıkları işe uygun meslek kodu ve en az TMMOB tarafından belirlenen asgari mühendis maaşı ile çalışmalarının sağlanması gerektiğini ifade etti.
- Kadın Mühendislerin İstihdamı: Kadın meslektaşları için daha fazla istihdam olanakları yaratılması, çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve karşılaştıkları sorunlara karşı etkin bir mücadele verilmesi gerektiğini vurguladı.
- Yetkin Mühendislik: Yükseköğretim kurumlarında verilen inşaat mühendislik eğitiminin, temel düzeyde bir eğitim niteliğinde olduğunu belirten Güçyetmez, meslek odalarına üyelerini yetkinliklerine göre belgelendirme ve yetkilendirme hakkı tanınması gerektiğini savundu.
- Yapı Denetim Sistemi: Yapı Denetim Kuruluşlarında çalışan tüm görevlilerin kamu görevlisi statüsünde olması, ücretleri, iş güvenceleri ve özlük haklarının teminat altına alınması, ücretlerinin TMMOB tarafından belirlenen asgari ücretin altında olmamak kaydıyla görev, yetki ve sorumluluklarına göre kademeli olarak belirlenmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca, bu kuruluşlarda görev yapan mühendis ve mimarların sorumluluklarına göre meslek kuruluşlarınca belgelendirilmesi gerektiğini belirtti. Gerek Etüt ve Proje Denetim Birimlerinde gerekse Yapı Denetim Kuruluşlarında görev yapan mühendis ve mimarlar için mesleki sorumluluk sigortası getirilmesini talep etti.
- Proje Hizmetleri: Nitelikli proje hizmetlerinin verilebilmesi için meslek odalarının önündeki engellerin kaldırılması, proje hizmeti veren mühendis ve mimarlar için odaların yetkilendirme ve denetleme hakkı olması, proje hizmet koşulları ve ücretlerinin Odalar tarafından belirlenmesi gerektiğini savundu.
- Müteahhitlik Yasası: Müteahhitlik iş, işleyiş ve ilişkilerini belirleyen özel bir kanun çıkarılması ve sorumluluklarının belirlenmesi gerektiğini ifade etti. Kamu müteahhitleri gibi yeterlilik kriterleri getirilmesi, teknik kadro, finans, donanım ve iş bitirme kriterleri koyularak titizlikle uygulanması gerektiğini belirtti.
- Şantiye Şefliği: Şantiye Şefleri Hakkında Yönetmelikte yapılan değişikliklerin yetersiz kaldığını belirten Güçyetmez, yapı alanı 1500 m²’yi geçen her yapım işinde tam zamanlı olarak bir Şantiye Şefi bulundurulması zorunlu hale getirilmesi, Şantiye Şeflerinin işveren (müteahhit) ile yapacağı hizmet sözleşmelerinin ilgili Meslek Odası tarafından belirlenen tip sözleşmeler çerçevesinde olması, Şantiye Şeflerinin alacakları ücretlerin TMMOB’nin belirlemiş olduğu ücretlerin altında olmaması gerektiğini savundu. Ayrıca Şantiye Şeflerinin belgelendirilmesi ve bu belgelendirmeye esas eğitimlerinin ilgili Meslek Odası tarafından yapılması, sistemde görev alan tüm mühendis ve mimarların sicillerinin kayıtlı oldukları Meslek Odaları tarafından tutulması gerektiğini ifade etti.
"Sorunların Ertelenmesi Halkın Can ve Mal Güvenliğini İlgilendiriyor"
Başkan Güçyetmez, "Kamuda ve özel sektörde çalışan inşaat mühendislerinin özlük haklarından yetkin mühendisliğe, şantiye şefliği uygulamalarından yapı denetim sistemine kadar birçok sorunun varlığı kamu güvenliğini tehlikeye atmaktadır. Depremlerde ağır bedeller ödeyen ülkemizde, sorunların ertelenmesi, yalnızca meslektaşlarımızla ilgili değil, doğrudan halkımızın can ve mal güvenliğini ilgilendiren bir sorundur" dedi.