• HABERLER
  • İNTERAKTİF
  • HESAP
  • FİNANSİF
  • GAZİANTEP
  • EKOLOJİ
Peki, Ya Mutlu Son!

Peki, Ya Mutlu Son!

Evet, tarım devrimini yaptık; kulağa ne kadar olumlu ve iştah açıcı geliyor, değil mi? Haklısınız, devrimler genelde bir şeylerin yoluna girdiği hissini verir. Aslında öyleydi. Açlık krizleri sona erecek, artık kimse aç kalmayacak, herkesin karnı tok olacaktı.

ABONE OL
01/10/2024 12:48
Peki, Ya Mutlu Son!
EkoGazete
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Peki, Ya Mutlu Son!

Nüfus bilimci Robert Malthus’un, insanlık gıda kıtlığıyla baş başa kalacak teorisini bile çürütmüştük. Yeşil Devrim ile süper pirinç geliştirildi ve hastalıklardan arındırıldı; artık hepimize yetecek kadar tahıl vardı. Neyse, Neyzen Tevfik’in şu sözü aklıma geldi: “Ekmek herkese yetecekti aslında. Tarlaya karga dadandı, ambara fare, fırına hırsız…” Neyse, konumuz bu değil. Artık dolabımız yiyecek dolu, bizi serinleten klimamız, musluklarımızdan akan pırıl pırıl su ve eğlenceli oyunlarla dolu bilgisayarımız var.

Evet, hâlâ ormanda avcılık ve toplayıcılık yapsaydık, günlerce bir geyiğin peşinden koşsaydık, bu nimetlere sahip olamayacaktık. Hikaye gayet iyi gidiyor, değil mi? Başlıktaki gibi mutlu bir sonla bitecekmiş gibi hissediyorsunuz; mutsuz olacağımızın ipucunu almıyorsunuz. İşte tam da istediğim buydu. Hanya’yı Konya’yı beraber göreceğiz. Tarım devrimini yapmasaydık, hayatımız güneş altında çapa yapmak, kilometrelerce su taşımak, karanlık gecelerde göğün berraklığına bakıp sakince uyumakla geçecekti (!). Neyse, mutlu sondan çıkıp kendini gerçekleştiren distopyaya geçelim.

Tarım devrimi eski sorunları çözmüş olsa da yeni problemler yarattı. Köyler şehirlere, şehirler krallıklara, krallıklar imparatorluklara dönüştü. Kaygılarımız değişti. Ormandaki yırtıcılara yem olma korkusu kalmadı ama ormandan nasıl kazanç sağlanacağı, oradaki yerli kabilelerin nasıl yok edileceği gibi sorunlar oluştu. Artık en cesur insan bile yatağında trilyonlarca sorunla uyumaya çalışıyor. Evet, 21. yüzyıl fiziksel açlığı azaltsa da ruhsal açlığı doyuracak bir devrim yapamadı.

Tekrar soruyorum: Robot gibi programlanmak zorunda kaldığımız her gün, her saat mutlu son muydu gerçekten? Doğasında tek sorunu karnını doyurmak olan bir canlı olarak kalmak daha güzel olmaz mıydı? Gece vakti, elimde sigara ve kahve, bu yazıyı yazmak için bin bir takla atmam gerçekten iyi bir şey mi? Neyse…

Kalın sağlıcakla.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

Would you like to receive notifications on latest updates? No Yes