• HABERLER
  • İNTERAKTİF
  • HESAP
  • FİNANSİF
  • GAZİANTEP
  • EKOLOJİ
Tepede Şok Keşif: 11 Bin Yıllık Mezar!

Tepede Şok Keşif: 11 Bin Yıllık Mezar!

ABONE OL
27/09/2025 04:01
Tepede Şok Keşif: 11 Bin Yıllık Mezar!
EkoGazete
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Çayönü Tepesi Kazılarında Tarihi Keşif: 5 Bin ve 11 Bin Yıllık Mezarlar Bulundu

Diyarbakır’daki Çayönü Tepesi’nde yürütülen kazılarda, insanlık tarihine ışık tutacak 5 bin ve 11 bin yıllık 6 adet mezar bulundu. Mezarlar, bölgenin Neolitik dönemden Tunç Çağı’na uzanan zengin tarihini gözler önüne seriyor.

Diyarbakır’da bulunan ve dünya uygarlık tarihine yön veren Çayönü Tepesi’ndeki arkeolojik kazılarda önemli keşifler yapıldı. Doç. Dr. Savaş Sarıaltun başkanlığındaki kazılarda, biri 11 bin, beşi 5 bin yıllık olmak üzere toplam 6 mezar gün yüzüne çıkarıldı. Bu buluntular, bölgenin tarih öncesi dönemlerine ait önemli bilgiler sunuyor.

Çayönü Kazılarında Yeni Mezar Keşifleri

Çanakkale Uygulamalı Bilimler Fakültesi Müzecilik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Savaş Sarıaltun, Mayıs ayında başlayan kazı çalışmalarında önemli bulgulara ulaştıklarını belirtti. Sarıaltun, "Bu sene bu anlamda şanslı olduk. Bugün de ilk Tunç Çağı mezarlarını kazdık," dedi.

Sarıaltun, daha önceki kazılarda da mezarlar tespit ettiklerini ancak bu seneki sayının 6’ya ulaştığını ifade etti:

"6 mezar kazdık, 3 tanesi şu an kaldırıldı. 3’ünde yoğun bir şekilde çalışmalar devam ediyor. İlk Tunç Çağı verileri için önemli. Çünkü Neolitiğin başından beri yerleşik yaşama geçmiş Çayönü ahalisi ya da toplumunun en azından ilk Tunç Çağı ilk aşamasına kadar geldiklerini ve birçok mimari veriyle de mezarları, ölü kültürleri, ritüelleriyle burayı yaşam olarak edindiklerini biliyoruz. MÖ. 10 bin yılından MÖ. 3 bin yılına kadar yaklaşık 7 bin yıllık bir süreçte birçok veriye sahibiz. Bu da bunlardan bir tanesi. Bu sene 6 mezar tespit ettik."

Mezar Tipleri ve Hediyeler

Sarıaltun, mezarların iki tipte olduğunu belirterek, bazı mezarların basit gömüler olduğunu, bazılarında ise bireylerin yanına kap kacak gibi hediyeler konulduğunu söyledi.

"Yani toprağa bir çukur kazıp içine bireyleri gömmüşler. Onların mezar hediyeleri yoktu. Bir tanesi de çok tahrip olmuş küp mezar. Tahrip olmasının sebebi yüzeye çok yakın olması. Arkamda görmüş olduğunuz sandık tipi mezarlarda yoğun bir buluntu da var. Bireylerin yanına kap kacaklar hediye olarak konmuş. Bununla beraber çevresinde iki tane bildiğimiz bir hediye çukuru da var. Bunlar içinde mezar olmayan, sadece gömü hediye konulan mezar görünümlü çukurlardır. Hem tüm kaplar açısından hem de iskeletlerin verisi açısından bu sene biraz daha şanslıyız."

İskelet Analizleri ve Toplumsal Yapı

Kazılarda bulunan iskeletlerin, dönemin insanlarının yaşam biçimleri hakkında önemli bilgiler sağlayacağını vurgulayan Sarıaltun, "Bireylerin mekanlarını buluyoruz. Ama hangi bireyler ne yemiş, nasıl bir hastalığa sahip olmuşlar, nasıl ölmüşler, bunları anlamamız için de iskeletleri buluyor olmamız önemlidir," dedi.

Hacettepe Üniversitesi Antropoloji Bölümünden Ömür Dilek Erdal ise, mezarlardan elde edilen iskeletlerin analizler için laboratuvara götürüleceğini belirtti. Erdal, "Erken Tunç Çağı mezarları hemen yanda gördüğünüz gibi taş sanduka şeklinde yapılıyor ve üzerine bir blok taşla kapatılıyor. Burada gördüğünüz mezar, basit bir çukur kazılmış. Çukur kazıldıktan sonra ölü sağ tarafına yan yatırılmış. Üzerine hediyeleri bırakıldıktan sonra killi bir tabaka örtülmüş ve onun üzerine iki tane ağır blok taş kapatılmış. Bizim için ilginç mezar oldu. Şimdilik 6 tane kabıyla birlikte gömülmüş," şeklinde konuştu.

Çayönü’nün Tarihi Önemi

Erdal, yapılan analizlerin Çayönü insanının Mezopotamya, İran, Irak ve Kafkasya ile iletişim halinde olduğunu gösterdiğini ve bölgenin heterojen bir kültüre sahip olduğunu vurguladı. "Neolitik dönemi iskeletlerinin ise hem antropolojik açıdan hem de DNA molekülleri açısından analizleri devam ediyor. Biten analizler bize şunu gösteriyor; Neolitik dönem insanı hem Mezopotamya hem İran, Irak ve Kafkasya ile iletişim halinde bir topluluk. Burada heterojen bir kültür oluşturmuşlar. Bu kültürü de Erken Tunç Çağı’yla birlikte devam ettirerek Anadolu’ya aktarmışlar. Dolayısıyla Çayönü, heterojen yapısının bize gösterdiği önemli bir merkez olmasıdır," dedi.

Kazıların devam etmesiyle Çayönü’nün tarih boyunca geçirdiği değişimlerin daha iyi anlaşılacağını belirten Erdal, iskelet analizlerinin o dönem insanlarının tarımcı olduklarını ve ağır işlerle uğraştıklarını gösterdiğini sözlerine ekledi.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

Would you like to receive notifications on latest updates? No Yes