
Örümceği hemen hemen herkes görünce tanır ve çok kimse ondan korkar; ama bilim adamları dışında çok az kişinin örümceğin yapısı ve yaşam alışkanlıkları konusunda bilgisi vardır. Bunun nedeni belki de, örümceklerden korkulması ve pek de haklı olmayarak, ciddi zararlara yol açabileceklerine inanılmasıdır. Bazı örümcekler keskin zehir çengelleriyle (ağız yakınında, ucunda bir zehir bezi bulunan dişlerle donanmış uzantılar) insanların derisini delebildikleri halde, insanlar yada öteki büyük hayvanlar için çok az örümcek tehlikelidir. Hattâ korkulan tarantula (lycosa tarentula) bile, sanıldığı kadar tehlikeli değildir. Bununla birlikte karadulların (latrodectus mactans) sokması son derece acı verir ve bulantıya, solunum zorluklarına, kas spazmlarına yol açar. Yetişkinlere pek zarar vermezse de, küçük çocuklar için öl- dürücü olabilir. A.B.D.’nde çok görülen loxosceles reclusus ile Brezilya’da görülen lycosa raptoria’nın yol açtıkları yaralar çok geç iyileşir.

İpek İpliğin Salgılanması
Örümceklerin en ilgi çekici yanlarından biri, karın bezlerinde oluşturdukları ipeği üretmeleridir. İpek, karnın arka tarafındaki iki yâda üç çift (ender olarak bir yâda dört çift) memecikten salgılanır. Her memecik, birkaç yüz çok küçük eğirme borusundan oluşur. Bir yâda birkaç çift memeciğin çıkardığı akışkan ipekler, memeciklerden çıkar çıkmaz sertleşir ve tek bir iplik halinde birleşir. İpeğin sertleşmesi, havayla temas haline gelmesine değil, dışarı çekme sürecine bağlıdır.
Örümcek ipliğinin, işlevine göre çeşitli özellikleri vardır. Kuru ve esneklikten uzak yâda yapışkan ve esnek olabilir. Çapı 0,005 mm ile 0,03 mm arasında değişir ve ince bir şerit halini alabilir. Ağların çoğu, yumurta keseleri ve örümceklerin bir noktadan ötekine giderken kullandıkları çekme iplikleri, kuru ipliklerdir. Yapışkan iplikler ise öncelikle avlar için tuzak yerine geçen ağlarda kullanılır. Yedi tür ipek bezi bulunmuştur ve bunların her biri farklı bir ipek cinsi üretir. Birçok örümcekte dört beş çeşit ipek bezi bulunur. Bir örümceğin arka bacakları, çeşitli pençe ve kancalarla donatılmıştır. İplik memeciklerden çıktıkça, örümcek bu pençelerle kancaları ipliği gergin tutmak için ya da başka iplikleri bir desteğe tutturmak için kullanır. İplik yapış- kansa, örümcek onu gövdesinden uzak tutarak, dolanmaktan kaçınır. Karmaşıklığı açısından şaşırtıcı olan yöntem, tümüyle içgüdüseldir.

İplik Tipleri
Çekme iplikleri, bağlantı diskleri, sargı şeritleri, sargı zarları, yapışkan iplikler, tüysü şeritler ve yumurta kesesi ipeği, örümcek ipeğinin değişik tipleridir. Bir örümceğin tavandan yada bir ağacın dalından, ince bir ipliğe tutunarak inişine herkes rastlamıştır. Örümcek giderken, bir çekme ipliği salgılayarak kendi asansörünü oluşturur. Gerekirse, kolaylıkla yukarı da tırmanabilir. Çekme iplikleri yalnızca kaçış yolları olarak değil, boşlukta köprü kurmak için de kullanılır. Örümceğin çekme ipliği, bir melteme kapılıp en yakınındaki dayanağa gidene kadar havada sallanır durur. Bir dayanağa erişince, ipliğin kendindeki ucunu bir bağlantı diskiyle ilk dayanağa bağlar ve incecik köprüsünden geçer. Küçük örümcekler bazen balon yapar, yani rüzgarın yukarılara sürüklediği bir çekme ipliği salgılarlar. Bu gelişmemiş uçak ağırlığını taşıyacak kadar büyüyünce, örümcek, dayanağını bırakarak havalanır. Bazen kilometrelerce sürüklendiği olur.
Sargı şeritleri ile sargı zarları, avın çevresine sarılır ve avın hemen, kozamsı bir yapı içinde hareketsizleştirilmesi sağlanır. Yapışkan ipliklerin işlevi de buna benzer; ama bunlar çoğunlukla ağın bir bölümünü oluşturur. Bir böcek yapışkan bir ipliğe yapışınca, kurtulmak için çabalandıkça daha çok dolanır.
Tüysü şeritler, incecik iplikler görünüşündedir. Ama büyü- tülüp incelendiklerinde, dar bir kurdele üzerinde birçok uzun ve paralel iplikten oluşan yassı şeritlere benzedikleri görülür. Yumurta keselerinde kullanılan ipek, yalnızca dişi örümceklerde bulunan özel bezlerde üretilir. Bu ipek kurudur ve çeşitli renklerdedir.
Örümcek İpeği
Örümcek ipeği, fibroin adıyla bilinen bir proteindir. Kimyasal olarak, ipekböceklerinin ürettiği ticari ipeğin orta çekirdeğine benzer, ama serisin proteinden oluşan dış kılıftan yoksundur. İpeğin tam yapısı, örümcek türüne ve bu ipeğin üretildiği bezlere göre değişir.
Sağlam ve esnek olan bu ipek, kusursuz kumaşların yapımında kullanılabilir; amaticari amaçlarla üretimi çok pahalıya malolur. Teleskoplardaki ve öteki optik aygıtlardaki çapraz konmuş kıllar için kullanılır; ama yerini büyük ölçüde cam ve platin teller almıştır.
Tuzak Ağlar ve İçinde Yaşanan Ağlar
Bir örümceğin çalışmasını gözleyen kişi (genellikle en yetenekli zanaatçılar dişilerdir) vaktini boşa geçirmemiş olur. Hemen her örümcek türünün kendi yapım yöntemleri vardır ve türün her bireyi aynı planı izler. Ama her birey, yerel koşulların gerektirdiği bazı çeşitlemelere girer ve zamanla ustalaşır.
Gerçekte, tuzak olarak kullanılan ağlarla, içinde yaşanan ağlar birbirinden farklıdır; ama birçok örümcek, yaptığı tuzağın içinde yaşarken, bir bölümü de yuvalarının çevresine tuzaksı yapılar kurar.
Tuzak ağların yapısı bakışımlı olur da olmayabilir de. Bakışımlı olmayan tuzak ağlar, her yönde rasgele dokunmuş ipliklerden oluşur. Bazıları dokumadan farksızdır ve birbirine bitişik dayanaklara tutturulmuş kumaş parçalarını andırır. Köşe örümceği (tegenaria domestica) cinsinin evlerle mahzenlerin köşelerinde yaptığı her- kesçe bilinen üçgen biçimindeki ağlarla, agalena cinsinin otlarla çalıların üzerine serdiği beyaz, huni biçiminde, kumaşı andırır ağları, bu tür ağlara örnek gösterebiliriz. Bakışımlı ağlar, çeşitli türlerin dokuduğu ağlardır. Örümcek (genellikle dişi örümcek), bir çekme ipliği fırlatarak bir köprü oluşturur. Köprünün ortasından, toprağa dikey bir iplik salar. Dikey ipliğin salındığı nokta, ağın merkezi olacaktır. Örümcek daha sonra, bu noktadan çevreye yayılan başka birçok iplik salgılar. Bu çubuklar düzenli aralıklarla sıralanmıştır ve çubuk sayısı, çoğunlukla belli bir tür için değişmez. Bunun tamamlanmasından sonra, örümcek, sonunda ortaya çıkacak tuzağın yapı iskelesi olacak geçici bir sarmal dokumaya başlar. Merkeze yakın bir yerden başlayarak kuru, sarmal bir iplik çıkarır. Ağın kenarına vardığında, geri dönüp kenardan merkeze doğru aynı çizgiyi izler. Bu kez, çubuklara tutturduğu yapışkan bir iplik salgılar. İlerledikçe de, geçici sarmalı çıkarıp atar. Ağ tamamlanınca, örümcek merkeze oturup avın tuzağa düşmesini bekleyebilir. Çevredeki bitki örtüsünün arasında saklanıp, bir av yakalandığı zaman titreşimle ona haber veren özel bir iplik kanalıyla ağ ile teması koruyarak, gözcülük de yapabilir. Büyük birküre dokuyucu, ağını yapmak yâda onarmak için bir ayda 1-3,5 kilometre uzunluğunda iplik kullanabilir.
Örümcekler, kendilerini elveriş- siz koşullardan korumak yâda yavrularını büyütmek için başka çeşit ağlar da yapabilirler. Bunun en ilgi çekici örneği, su örümceğinin (argyoneta aquatica) ağıdır. Su örümceği havuzlarla derelerin su- dibi bitkileri arasında yüzerken, kalın bir iplik ağı oluşturur. Sonra, bu ağa hava kabarcıkları taşır. Yeterince hava biriktirdiğinde, ağının dokumasını kalınlaştırır ve buna içinde yaşadığı bir çeşit dalma çanı biçimi verir.


ÇEVRE HABERLERİ
06 Haziran 2026ÇEVRE HABERLERİ
06 Haziran 2026ÇEVRE HABERLERİ
06 Haziran 2026ÇEVRE HABERLERİ
06 Haziran 2026ÇEVRE HABERLERİ
06 Haziran 2026ÇEVRE HABERLERİ
06 Haziran 2026ÇEVRE HABERLERİ
06 Haziran 2026
1
Cumhuriyetin doğum gününde çiftçi tarlasına “CUMHURİYET 102 YAŞINDA” yazdı…
2
Aşırı Soğuk Ten Rengini Koyulaştırır mı? Bilim Ne Diyor?
3
2025 Yılında İki Dehşet Yangın: Tesadüf mü, Yoksa Gerçekten Bir Plan mı?
4
Gaziantep Üniversitesi’nden Çevre ve Uzay Araştırmalarında Çığır Açan Başarılar: GÜÇAMER’in Bilim Dünyasındaki Yükselişi
5
Şanlıurfa Valiliği’nden Kar Fırtınası Uyarısı: “Dikkatli Olun”
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.