• HABERLER
  • İNTERAKTİF
  • HESAP
  • FİNANSİF
  • GAZİANTEP
  • EKOLOJİ
İklim elçileri mi? Fırtına gerçeği mi? 

İklim elçileri mi? Fırtına gerçeği mi? 

15 Nisan’da Gaziantep’te “iklim elçileri” için büyük kamp düzenlendi, konuşmalar yapıldı, gelecek planları paylaşıldı. Aradan 18 gün geçti… 3 Mayıs’ta kenti yerle bir eden şiddetli fırtına ve dolu, iklim krizinin lafta değil tam da şimdi yaşandığını gösterdi. Söylem mi, gerçek eylem mi?

ABONE OL
16/05/2026 00:24
İklim elçileri mi? Fırtına gerçeği mi? 
Gizem Sezer Aktaş
0

BEĞENDİM

ABONE OL
İklim elçileri mi? Fırtına gerçeği mi? 

15 Nisan 2026’da Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen COP31 İklim Elçileri Eğitim Kampı, Türkiye’nin önümüzdeki dönemde ev sahipliği yapacağı büyük iklim zirvesi öncesi gençleri hazırlama iddiasıyla dikkat çekti. Ancak kampdan sadece iki hafta sonra, 3 Mayıs’ta kenti vuran şiddetli fırtına, dolu ve sel baskınları, iklim krizinin “gelecekte” değil “tam da bugün” yaşandığını gösterdi.

15 Nisan 2026, COP31 İklim Elçileri Eğitim Kampı
03 Mayıs 2026, Gaziantep Süper Hücre, Fırtına, Ağaçların kökünden sökülmesi


COP31 Nedir, Neden Önemli?

COP, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında ülkelerin her yıl bir araya geldiği küresel iklim zirvelerinin kısaltmasıdır (Conference of the Parties). COP31, 2026’da Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı zirveyi ifade ediyor. Bu toplantı, emisyon azaltımı, iklim uyumu ve finansman gibi kritik konuların müzakere edildiği en üst düzey platformlardan biri. Türkiye bu süreçte uluslararası arenada daha görünür olmayı hedefliyor.

İklim Elçileri Kim, Ne İşe Yarayacak?

İklim Elçileri, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı öncülüğünde üniversitelerden seçilen gençlerden oluşan bir girişim. Amaçları:

  • Gençleri iklim politikaları konusunda eğitmek,
  • Kamuoyunda farkındalığı artırmak,
  • Türkiye’nin COP31 sürecine genç katılımını güçlendirmek.

İki günlük kampta iklim okuryazarlığı, müzakere teknikleri, sürdürülebilirlik ve döngüsel ekonomi gibi eğitimler verildi. Yetkililer gençleri “yarının yöneticileri” ve “değişim aktörleri” olarak tanımlıyor. Ancak eleştirel bir soru şu: Bu gençler karar alma mekanizmalarına gerçekten etki edebilecek mi, yoksa katılımları sembolik mi kalacak? Kampın özel sektör desteğiyle (SANKO Holding) düzenlenmesi de dikkat çekici; şirketlerin iklim eylemine katkısı önemli olsa da bağımsız denetim ve şeffaflık şart.

Fatma Şahin: “İklim Artık Kalkınma ve Gelecek Meselesi”

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, konuşmasında iklim meselesini çevre başlığının ötesine taşıdı: “İklim meselesi artık bir tercih değil, bir zorunluluktur. Bu mesele çevrenin ötesinde kalkınmanın, üretimin, suyun, gıdanın ve geleceğin meselesidir.”

Şahin, Gaziantep’in çalışmalarını şöyle özetledi:

  • OECD tarafından örnek şehirler arasında gösterilmesi,
  • Kişi başına yeşil alan miktarını 8,5 metrekareden 12 metrekarenin üzerine çıkarmaları (hedef daha da artırmak),
  • Güneş enerjisi yatırımları, elektrikli otobüs ve bisiklet gibi ulaşım modelleri,
  • Su kayıp-kaçak mücadelesi, akıllı sayaçlar, geçirgen yüzeyli parklar,
  • Kırsalda güneş enerjili sulama sistemleri ve üretici destekleri.


Kent, Birleşmiş Milletler’in sıfır atık yönünde ilerleyen şehirleri arasında Türkiye’den tek temsilci olarak da öne çıkıyor. Gaziantep’in sanayi, tarım ve kuraklığa eğilimli coğrafyası düşünüldüğünde bu adımlar kritik önem taşıyor.

3 Mayıs Fırtınası: Uyarıyı Ciddiye Almak

Kampdan yaklaşık 18 gün sonra, 3 Mayıs 2026’da Gaziantep ve çevresinde şiddetli fırtına, sağanak yağış, dolu ve yerel hortum benzeri olaylar meydana geldi. Çatılar uçtu, araçlar hasar gördü, tarım alanları zarar gördü, cadde ve derelerde taşkınlar oluştu, onlarca kişi yaralandı.

Bu olay, yetkililerin “ölçmediğiniz şeyi yönetemezsiniz” vurgusunu doğrudan test ediyor. İklim bilimciler, Akdeniz havzasında ekstrem hava olaylarının (şiddetli fırtına, dolu, kuraklık) sıklaşacağını uzun zamandır öngörüyor. Gaziantep’in su altyapısı, yeşil alan artışı ve yenilenebilir enerji projeleri bu tür risklere karşı ne kadar dirençli? Hasar tespiti ve iyileştirme çalışmaları şeffaf şekilde kamuoyuyla paylaşılmalı.

Yetkililer Ne Amaçlıyor?

  • Gençlerin iklim tartışmalarına aktif katılımını sağlamak,
  • COP31 sürecinde Türkiye’nin imajını güçlendirmek ve yerelden katkı sunmak,
  • Yerel yönetim, bakanlık, özel sektör ve uluslararası kurumlar (örneğin UNICEF) arasında işbirliği modeli oluşturmak.

UNICEF Türkiye Temsilci Yardımcısı Malti Gandhi, çocuk ve gençleri iklim tartışmalarının merkezine koymanın “temel sorumluluk” olduğunu vurguladı. Vali Yardımcısı Sedat Sezik ise “Çevre bize miras değil, emanettir” diyerek doğayla uyumlu yaklaşımı hatırlattı.

Vali Yardımcısı Sedat Sezik

Sorgulayıcı Bakış: Bu hedefler değerli ancak iklim eylemi eğitim kampları ve güzel konuşmalarla sınırlı kalırsa yetersiz kalır. Gerçek ilerleme, ölçülebilir emisyon azaltımı, fosil yakıt bağımlılığından çıkış, tarım ve gıda güvenliğini koruyan politikalarla mümkün. Ülkemizin büyük bölümünün çölleşme riski altında olduğu belirtilirken, somut ve şeffaf adımlar şart.

Gaziantep, iklim konusunda liderlik iddiasıyla öne çıkmak istiyor. Bu iddianın arkasında durup durmadığı, 3 Mayıs benzeri olaylar karşısında uyum kapasitesiyle test edilecek. İklim Elçileri’nin sesi ne kadar duyulacak, projeler sahada ne kadar işe yarayacak bunları takip etmek hepimizin görevi.

Sizce de söylemler eyleme dönüşüyor mu? Yaşanabilir bir gelecek için ne yapmalıyız? 

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

Would you like to receive notifications on latest updates? No Yes